Celibate türkçesi Celibate nedir

  • Cinsel ilişkiden kaçınan.
  • Dini nedenlerle evlenmeyen kimse.
  • Dini nedenlerle evlenmeyen.
  • Dinsel inançlardan ötürü bekar.
  • Evlenmeyen ve cinsel ilişkide bulunmayan (kimse) (genellikle dini nedenlerden dolayı).
  • Bekar kimse.
  • Bekar.
  • Bakir (erkek).
  • Subay.

Celibate ingilizcede ne demek, Celibate nerede nasıl kullanılır?

Celibates : Bekar kimse. Dinsel inançlardan ötürü bekar. Cinsel ilişkiden kaçınan. Dini nedenlerle evlenmeyen kimse. Dini nedenlerle evlenmeyen. Bekar. Bakir (erkek). Evlenmeyen ve cinsel ilişkide bulunmayan (kimse) (genellikle dini nedenlerden dolayı).

Celibatarian : Bekarlık sultanlıktır diyen kimse.

Celibacies : Bekarlık. Evlenmeme ve cinsel ilişkide bulunmama (genellikle dini nedenlerden dolayı). Dini nedenlerle cinsel ilişkiden uzak durma. Dinsel nedenle evlenme.

Celibacy : Bekarlık. Dini nedenlerle cinsel ilişkiden uzak durma. Dinsel nedenlerden dolayı evlenmeme. Dinsel nedenle evlenme. Evlenmeme ve cinsel ilişkide bulunmama (genellikle dini nedenlerden dolayı).

Celi animation : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Canlıresimde canlandırmanın saydam yapraklar yardımıyla gerçekleştirilmesi. Saydam yaprakla canlandırma.

Celiotomy : Selyotomi. Seliyotomi. Sölyotomi. Laparotomi. Bağırsak operasyonu. Seliotomi.

Celi extract : Hücreleri parçalayıp diğer kısımlarının uzaklaştırılması ile elde edilen, hücrenin eriyebilen bütün moleküllerini kapsayan sıvı. Hücre özütü.

 

Celi coat : Hücre örtüsü. Ökaryot hücrelerin yüzeyinde zar proteini ya da lipitlerine bağlı karbonhidrat bakımından zengin, seçici, koruyucu, tanıyıcı bölge. glikokaliks.

Celiac : Karın boşluğu (ile ilgili). Çölyak. Sölyak. Karın boşluğu ile ilgili. Karın boşluğuna ait.

Aerial mycelium : Besi yerinin üzerine uzantılar çıkaran ve eşeysiz sporlar üreten mantar hiflerinden oluşan bir misel. Hava miseli.

İngilizce Celibate Türkçe anlamı, Celibate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Celibate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unmarried : Evlenmemiş. Boydak.

Officering : İdare etmek. Görevli. Komuta etmek. Sağlık memuru. Memur. Subayları atamak. Polis memuru. Yetkili. Makam sahibi.

Single : Yalınkat (çiçek). Ayırmak. Dönüş bileti. Gidiş bileti. Evlenmemiş kimse. Kırk beşlik plak. Münferiden. Tek. Teklemek.

Chaste : Yasaklanmış cinsel ilişkilerde bulunmayan. Sade. Lekesiz. Temiz. Yalın. Basit. Erden. Bozulmamış. Erdemli. İffetli.

Spouseless : Kocasız. Eşsiz. Hayat arkadaşsız. Karısız.

Maidens : Evlenmemiş kadın. Kız oğlan kız. Genç kız. Giyotin. Bakire. Bekar kız. Evlenmemiş kız. Kız. Kızlık.

Unattached : Boşta. Bağlı olmayan. Serbest. Birleşik olmayan. Eşi veya nişanlısı olmayan. Bağımsız.

Eligible : Geçerli. Seçkin. Haklı. İntihap edilebilir. Uygun. (evlilik için) uygun. Nitelikli. Uygun şartlara sahip. Seçilebilir.

Sole : Ayağın yere basan ve parmak dibi ile topuk arasında kalan hafifçe çukur bölgesi. Ayakların yere değen alt yüzü. Pençe. Kaide. Dil balığı. Ayakkabıyı pençelemek. Pençe yapmak. Ayakkabıya pençe vurmak. Tek. Taban koymak.

 

Celibate synonyms : religious person, celibates, officer, maiden, eligibles, bachelors, military officer, junior officer, commissioned officer, singling, virgin, continent, lone, officers, bachelor, officered, army officer, commissioned, bach, fancy free.

Celibate zıt anlamlı kelimeler, Celibate kelime anlamı

Unchaste : Namussuz. İffetsiz.

Celibate antonyms : nonreligious person.

Celibate ingilizce tanımı, definition of Celibate

Celibate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a celibate state. Celibate state. Unmarried. Celibacy. Single.