Coalbox türkçesi Coalbox nedir

  • Kömür sandığı.

Coalbox ingilizcede ne demek, Coalbox nerede nasıl kullanılır?

Coalboxes : Kömür sandığı.

Coalbed : Kömür yatağı.

Coalbunker : Kömürlük.

Coal ash : Kömür çağı. Kömür külü.

Coal ash content meter : Kül içerikölçeri. Kömürün geriye saçtığı ışınımı ölçerek, kömürdeki kül düzeyini belirlemeye yarayan içerikölçer.

Coal car : Kömür arabası. Kömür vagonu.

Coal cellar : Kömürlük.

Coal burner : Kömür kazanı. Kömür brülörü. Buhar üreterek bir tribünü döndüren ve elektrik üreten kömürle beslenen basit kazan.

Coal box : Kömür taşımak için kullanılan kutu.

Coal bed : Kömür tabakası. Kömür yatağı.

İngilizce Coalbox Türkçe anlamı, Coalbox eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coalbox ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pulpit : Kürsü. Mimber. Pruva korkuluğu. Korkuluk. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri. Kontrol noktası. Yelkenli kenar parmaklığı. Minber. İletişim aracı.

Chest : Sandık. Kutu. Göğüs. Bağır. Sine.

Dais : Çardak. Gölgelik. Konuşmacı kürsüsü. Konuşma yükseltisi. Sahte. Podyum. Kürsü. Platform.

 

Hutches : Kümes. Ambar. Buğday sandığı. Kömür vagonu. Kulübe. Kafes (tavşan vb.). Baraka. Dolap. Tavşan kafesi.

Platform : Plan. Bilgisayar, eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Plato. Alıcı ile alıcı yönetmeni ve yardımcısının yüksek görüş noktasında çalışabilmelerini sağlamak için yapılmış ayaklı, dört köşe, yüksekçe kürsü. Taraça. Üzerinde yapılan sonlamaların daha kolay izlenebilmesi için, yerden en çok 60 cm. yükseklikte ve 2x15 m. boyutlarında, sağlam geçme tahtalardan yapılmış sökülüp takılabilir masa. Düzlük. Tartışma ortamı. Yüksek yarışlık. Rampa.

Hutch : Kafes (tavşan vb.). Kömür vagonu. Küçük hayvan kafesi. Buğday sandığı. Ambar. Baraka. Dolap. Derişik töz. Kümes.

Stump : Kütük. Sersemletmek. Kriket kale kazığı. Küçücük kalmış parça. Meşin kalem. Yarım parça. Sorularıyla şaşırtmak. Hiç cevap bulamamak. Şaşkına çevirmek. Cevap veremeyeceği bir soru sormak (birine).

Tool chest : Alet sandığı. Alet kutusu. Takım sandığı.

Hutching : Kulübe. Küçük hayvan kafesi. Tavşan kafesi. Kömür vagonu. Ambar. Baraka. Kümes. Buğday sandığı. Kafes.

Ambo : Vaiz kürsüsü. Vaiz kürsüsü (eski hristiyan kiliselerinde). Ambulans. İncil'in okunduğu yükseltilmiş masa. Ambulans sürücüsü.

Coalbox synonyms : tool cabinet, tool case, podium, coalboxes, rostrum.