Collage türkçesi Collage nedir

  • Kolaj tekniğiyle yapılmış resim.
  • Dermece.
  • Kolaj resim.
  • Kolaj.

Collage ile ilgili cümleler

English: I'm going to use rice for my collage.
Turkish: Benim kolaj için pirinç kullanacağım.

English: Your mother put your collage in the top drawer.
Turkish: Annen kolaj resmini en üst çekmeceye koydu.

Collage ingilizcede ne demek, Collage nerede nasıl kullanılır?

Collagen : Deri, kıkırdak, kemik, tendon ve ligament gibi bağ ve destek dokunun esas yapısını oluşturan ve üçlü heliks biçiminde fibröz yapıdaki protein. Ağ dokusunun ana proteini olan bir tür albüminoid. Hücreler arası maddede bulunan, prolin, hidroksiprolin ve glisin amino asitlerinden oluşan, üç polipeptit zincirinin üçlü sarmal biçiminde önce tropokollajen birimlerini bunlarında özel bir dizilişle polarize mikroskopla görülebilen çizgili bir yapı oluşturduğu, deride çeşitli yönlerde, tendonlarda aynı yönde uzanan fibriller biçiminde, bazal laminada tabaka biçiminde bulunabilen, tip ı-v gibi gruplandırılan bir cins protein. yara iyileşmesinde veya dikiş materyali olarak kullanılan, tendolardan elde edilen doğal materyal. Kollagen. Jelatin özü. Kolajen. Kollajen. Kıkırdak tutkalı. Çözünmez lifli protein (biyoloji terimi).

Collagen fiber : Kollajen iplikler. Kollajen lif.

 

Collagen footpat disorder : Taban yastığı kollajen bozukluğu. Alman kurt köpeklerinin eniklerinde taban yastıklarının zayıflığı, ülserleşmesi ve kollajen dejenerasyonu belirgin otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık. kendiliğinden gerileyebileceği gibi 2-3 yıl sonra ölümcül böbrek amiloidozisi gelişebilir.

Collagen nevus : Kollajen beni. Bağ doku beni.

Collagenase : Kollagenaz. Jelatin üreten enzim. Kollajenaz. Bazı bakterilerde bulunan ve özel olarak kollageni parçalayan enzim grubundan herhangi biri. Kollajeni katalize den enzim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bazı bakterilerde bulunan ve özel olarak kollajeni parçalayan enzim. Kıkırdak enzimi. Kollajenin sıvı haline gelmesini sağlayan enzim.

Collagenocyte : Kollajen üreten, tam olarak gelişmiş hücre. Kollajenosit.

Collagenase ulcer : Kollajenaz ülseri. Korneada mikrobiyel, lökositik veya nekrotik hücrelerden açığa çıkan kollajenazlar nedeniyle çabuk biçimlene ülser. sonuçta keratomalasi oluşur.

Collagenolytic : Kollajenolitik. Kollajen'in erimesine neden olan, kollajeni eriten.

Collagenitis : Bağdokunun fibröz bileşenlerinden kollajen ipliklerin yangısı. Kollajen yangısı.

Collageneous fibre : Kolaj tel.

İngilizce Collage Türkçe anlamı, Collage eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Collage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Image : İmge. Bir nesnenin çeşitli noktalarından çıkan ışık ışınlarının, bir ışıksal dizgeden geçtikten sonra oluşturdukları biçim. Aynı. Heykel. Tapıncak. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş; görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. tv. almaç görüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü. Eş. Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İzlenim. Görüntü.

Icon : Görüntüsel gösterge. Dini resim. İkon. Simge. Put. Azizlerin resmi. Kutsal kişilerin resmi. Bilgisayar, tarih alanlarında kullanılır. İkon simge. Dini heykel.

Collection : Toplanma. Toplanan para. Posta kutusunu boşaltma. Bilişim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tecimsel bir belgitte, bir arıtma belgitinde ya da bir başka ödeme belgitinde yazılı paranın alınması, para alma. Para alımı. İane. Biriktiri. Para toplama. Toplama.

Picture : Zihninde canlandırmak. Canlandırmak. Resim. Yansıtmak. Fotoğraf. Pek güzel kimse ya da şey. Görüntü. Resmini yapmak. Kafasında canlandırmak. Tablo.

Aggregation : Toplam olma. Yığışım. Toplama. Yığışma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birleştirme. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Toplanma. Küme.

Ikon : Azizlerin resmi. Dini resim. Bkz.icon. Dini heykel.

Photomontage : Fotomontaj. Işık kurgu. Fotomontaj yapmak. Foto montaj.

Montage : Film montajı. İzleyicide vurucu bir etki yaratmak amacıyla çarpıcı çekimlerin dizilenmesiyle sağlanan kurgu; tepkeler üzerine kurulur; konunun doğal akışından kaynaklanan simgeleri kullanır. Bir filmin çevrilişi sırasında elde edilen filmler arasında seçim yapmak, bunları çevirim oyunluğundaki sıralarına göre dizmek, bu çekimlerin uzunluklarını saptamak, çekimlerin içerik yönünden ilişkilerini göz önüne almak, bunları belirli bir anlatıma göre düzenleme işi; böylelikle, kurgu yardımıyla, filme özgü uzay ve zamanı yaratmak, filmsel gerçeği ve evreni kurmak, filmin tartımını ve dizemini gerçekleştirmek, filmin akıcılığını sağlamak gibi çapraşık ve değişik sonuçları amaçlayan çalışma. (abd'de) görsel bir etki yaratmak üzere, kısa ve çarpıcı çekimlerin birleştirilmesi; bu birleştirmeden doğan durum (bu iş için abd'de yalnız montage terimi kullanılır, asıl kurgu editing terimiyle anlatılır). tv. mıknatıslı görüntü kuşağındaki çekimlerin uyumlu bir bütün oluşturacak yolda bir araya getirilmesi. sinemadaki kurgu çalışmasının çok değişik biçiminin televizyonda doğrudan doğruya yayın sırasında ve anında yapılması (bu işlem, resim seçme terimiyle belirtilir). Montaj. Çarpıcı kurgu. Fotomontaj. Kurgu. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Montajlamak. Bindirme.

Collage synonyms : paste up, quodlibet, collages, accumulation, assemblage.