Come between türkçesi Come between nedir

  • Aralarına girmek.
  • Araya girmek.

Come between ile ilgili cümleler

English: The last thing I want to do is come between you and Tom.
Turkish: Yapmak istediğim en son şey, sen ve Tom'un arasına girmektir.

English: Do you really think I'd let anyone come between us?
Turkish: Gerçekten birinin aramıza girmesine izin vereceğimi düşünüyor musun?

Come between ingilizcede ne demek, Come between nerede nasıl kullanılır?

Between : Arada. İla. Ortasında. Arasında. Aralarında. Araya. Arasına. Ortada.

Come a cropper : Başarısızlığa uğramak. Kötü biçimde düşmek. Baş aşağı gitmek. Naneyi yemek. Hezimete uğramak. Bozguna uğramak.

Come a purler : Kötü düşmek. Tepetaklak düşmek. Başaşağı düşmek.

Come about : Meydana gelmek. Olmak. Doğmak. Volta etmek. Çıkmak. (gemi) dönmek veya yön değiştirmek. Olay (bir yerde) geçmek.

Come across : İyi etki yapmak. İstenileni yapmak. İle karşılaşmak. Karşılaşmak. Rastgelmek. İzlenim bırakmak. İzlenim yaratmak. Rastlamak. -e rastlamak. Etkileyici olmak.

Come across with : Para uçlanmak. Karşılaşmak. Vermek. Ödemek. Rastlamak.

İngilizce Come between Türkçe anlamı, Come between eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Come between ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Break in : Söze karışmak. Çökertmek. Lafa karışmak. Sözünü kesmek. Alıştırma. Yarıda kesmek. Evcilleştirmek. Motor parçaları yeniyken, yüzey pürüzlerini gidermek ve boyutsal uyum sağlamak için yapılan ön çalıştırma. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek.

Embroils : Bozmak. Bulaştırmak. Karıştırmak. Karışmak. Ara bozmak. Sokmak. Sokmak (birini zor bir işe).

Interfered : Karışmak. Çatışmak. Engellemek. Müdahale etmek. Girişmek. Burnunu sokmak. Parazit yapmak. Yoluna çıkmak. Dokunmak.

Butt in : Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. Maydanoz olmak. Lafı kesmek. Müdahale etmek. Karışmak (birisine). Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Burnunu sokmak. Karışmak. (konuşmada) araya girmek.

Intercede : Rica etmek. Aracılık etmek. Yalvarmak. Şefaat etmek.

Cut in : Araya dalmak. Sözünü kesmek. Karışmak. Ortak yapmak. Sollayıp yolunu almak. Hisse vermek. Müdahale etmek. Dansta eşini almak. Yerini almak.

Interfere : Girişmek. Parazit yapmak. Dokunmak. Engellemek. Karışmak. Burnunu sokmak. Çatışmak. Müdahale etmek. Yoluna çıkmak.

Embroil : Karışmak.

Chisel in : Sözü kesmek. Salça olmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Lafa karışmak. Lafı kesmek. Burnunu sokmak. Maydanoz olmak.

Interceded : Aracılık etmek. Rica etmek. Şefaat etmek. Yalvarmak.

Come between synonyms : get in the way, go between, chime in, interceding, intercedes.