Comets türkçesi Comets nedir

Comets ile ilgili cümleler

English: Scientists think that about 100 million comets orbit the Sun.
Turkish: Bilim insanları güneşin yörüngesinde yaklaşık 100 milyon kuyruklu yıldız olduğunu düşünüyorlar.

English: Where do comets come from?
Turkish: Kuyrukluyıldızlar nereden gelir?

English: What's the difference between asteroids and comets?
Turkish: Astreoidler ve kuyruklu yıldızlar arasındaki fark nedir?

Comets ingilizcede ne demek, Comets nerede nasıl kullanılır?

Halos of a comet : Kuyrukluyıldız aylası. Kuyruklu yıldızın başını saran, hızla genişleyerek yayılan halka görünüşlü aydınlık.

Head of a comet : Kuyruklu yıldızın başı gibi görünen, önde giden yuvarlak parçası. Kuyrukluyıldız başı.

Tail of a comet : Kuyrukyıldızın başından geriye doğru (güneş'in karşı yanı) uzayan, gittikçe yaygınlaşan, güneş ışığıyla aydınlanmış, kuyruğa benzeyen gaz bulutu. Kuyrukluyıldız kuyruğu.

Year of the comet : Kuyrukluyıldız yılı. Bir kuyrukluyıldızın dünyaya yaklaştığı ve görülebildiği yıl.

Comet : Komet. Kuyrukluyıldız. Kuyruklu yıldız.

Cometary nueleus : Kuyruklu yıldız başının ortasında yıldıza benzeyen parlak nokta. Kuyrukluyıldız çekirdeği.

 

Focometer : Fokometre. Aynaların ve merceklerin odak uzaklıklarını doğrudan, okumaya yarayan aygıt. Odakölçer. Bir odağa olan mesafeyi ölçmek için kullanılan optik cihaz.

Thoracometer : Torakometre.

Cometary nucleus : Kuyrukluyıldız çekirdeği.

Cometh : Gel.

İngilizce Comets Türkçe anlamı, Comets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Comets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fall : Rastlamak. Azalmak. Yatağa düşmek. Tam yerine denk gelmek. Dalmak. Çökmek. Yaralanmak. Güz. Karanlık bastırmak. Düşme.

Take place : Yer bulmak. Geçmek. Meydana gelmek. Olay (bir yerde) geçmek. Gerçekleşmek. Cereyan etmek. Vuku bulmak. Olagelmek. Olmak.

Rival : Hasım. Rakip. ... kadar ... olmak. Rakip olmak. Çekişmek. Aşık atmak. Rekabet etmek. İle aşık atmak. -e rakip olmak. İle rekabet etmek.

Happen : Cereyan etmek. Tesadüf etmek. Rastlamak. Tesadüfen -mek. Bulmak. Başına gelmek. Meydana gelmek. Başından geçmek. Olmak. Vuku bulmak.

Race : Yarış etmek. (makineyi) çok hızlı işletmek. Hızlı akmak. Özel ya da doğal yerlerde, belli bir uzaklığa koşarak en kısa sürede ulaşmak için yapılan yarış türü. Yarışmak. Bir tür içinde belirgin bir farklılık gösteren birey grubu; alt tür. Atletizm, biyoloji alanlarında kullanılır. Yarışa sokmak. Koşu. Kalıtımsal ıraları (deri, göz, saç rengi, saç biçimi, baş biçimi, boy, kan grubu vb.) bir birlik gösteren kişilerin oluşturdukları doğal topluluk, bk. sarı ırk, beyaz ırk, kara ırk.

Emulate : Yarışmak. Bir diğer kişiden daha iyisini yapmaya çalışmak. İmrenmek. Özenmek. Biri kadar başarılı olmaya çalışmak. Benzemeye çalışmak. Taklit etmeye çalışmak. Rekabet etmek. Benzerini veya daha iyisini yapmaya çalışmak.

 

Contend : (bir sorunla veya zorlukla) yüzleşmek. İddia etmek. Savaşmak. İleri sürmek. Yarışmak. Uğraşmak. Çekişmek. Çarpışmak. Rekabet etmek. Tartışmak.

Hap : Baht. Rastgelmek. Meydana gelmek. Rastlantı. Tesadüf. Tesadüf etmek. Şans. Olmak. Rastlamak.

Comet : Komet.

Pass : Piyasaya sürmek. Spor pas vermek. Bildirmek. Aşmak. Onaylanmak. Trapez cambazının bir trapezden ötekine geçip taşıyıcıya tutunması, taşıyıcıdan yine kendi trapezine geçmesi. geçiş'in üç evresi vardır: kaçış, akrobatik takla ve düşmeden trapezi yakalama. Pasavan. Söylemek. Geçiş izni. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi.

Comets synonyms : vie, descend, settle, run off, go on, run, pass off, fall out, go for, match, equal, occur, touch, play, come about, try for.

Comets zıt anlamlı kelimeler, Comets kelime anlamı

Go : Deneme. Tükenmek. Geçmek. Bahse girmek. Gayret. Götürmek. Gitmek. Yapılmak. Gitme. Ayrılmak.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Leave : Ruhsat. Ayrılmak. Veda. Çıkmak. İzin. Ayrılmak (sevgileden vb). Terk etmek. Terketmek. Kalkmak. Sorumluluğuna bırakmak.

Comets antonyms : pull out.