Comparatives türkçesi Comparatives nedir
- Karşılaştırmalı.
- Karşılaştırma yoluyla yapılan.
- Orantılı.
- Üstünlük derecesi gösteren.
- Uygun.
- Göreceli.
- Göreli.
- Kıyaslamalı.
- Mukayeseli.
Comparatives ingilizcede ne demek, Comparatives nerede nasıl kullanılır?
Comparative anatomy : Mukayeseli anatomi. Canlıların anatomisinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi. Benzerliklerin ve farklılıkları sistematik bir şekilde karşılaştırıldıkları anatomi. Karşılaştırmalı anatomi.
Comparative balance sheet : Ölçüştürme ve düşünüleri kolaylaştırma amacıyla birbirine benzeyen öğeleri ve sayışımları ard arda sıralayan dengelem. Karşılaştırmalı bilanço. Ölçüştürmeli dengelem. Mukayeseli kar ve zarar cetveli. Karşılaştırmalı hesap durumu. Karşılaştırmalı kar ve zarar cetveli. Mukayeseli bilanço. Mukayeseli hesap durumu.
Comparative balance sheets : Mukayeseli kar ve zarar cetveli. Mukayeseli hesap durumu. Mukayeseli bilanço. Bir ortaklığın, bir bankanın tecimsel bir kuruluşun çeşitli günlemlerdeki ya da çeşitli kuruluşların aynı günlü durumlarını karşılaştıran dengelemler. Karşılaştırmalı hesap durumu. Karşılaştırmalı bilanço. Karşılaştırmalı kar ve zarar cetveli. Ölçüştürmeli dengelettiler.
Comparative cost : Ölçüştürmeli tümdeğer. Mukayeseli maliyet. Karşılaştırmayı sağlayacak biçimde sayışımlanan maloluş. Mukayeseli masraf. Mukayeseyi mümkün kılacak şekilde hesap edilen maliyet. Fırsat maliyeti. Karşılaştırmalı maliyet.
Comparative cost analysis : Karşılaştırmalı gelim çözümlemesi. Bir ülkede, bölgelerin gelişmesini sağlamak amacıyla, belli bir işleyim dalının hangi bölgede ürünlerini pazara taşıma ederini, en düşük düzeyde tutabileceğini, dolayısıyle kazançlı olabileceğini saptamaya yarayan ekonomik çözümleme yöntemi.
Comparative education : Eğitim sorunlarının daha geniş bir çerçeve içinde ele alınması ve kavranması amacıyla değişik ülkelere ilişkin eğitim kuram ve uygulamalarını inceleyen eğitim dalı. Karşılaştırmalı eğitim.
Comparative grammar : Aynı dil ailesine giren dilleri veya bir dilin lehçelerini ses, şekil, cümle ve anlam bilgileri bakımından karşılaştırmalı olarak inceleyen gramer. Karşılaştırmalı dilbilgisi. Karşılaştırmalı gramer. Değişik dillerin gramerleri arasındaki ilişki.
Comparative dyeing : Karşılaştırma boyaması. Karşılaştırmalı boyama.
Comparative degree : Karşılaştırma zarfı. Bir fiilin, sıfatın veya zarfın derecesini belirten zarf. bu derecelendirme, sıfatlarda olduğu gibi "eşitlik", "üstünlük" ve "en üstünlük" şeklinde üç derece üzerinde gösterilir. eşitlik derecesi gibi, kadar, denli edatlarıyla, üstünlük daha, en üstünlük en kelimeleriyle yapılır: || bazen içlerinden birisi bu mahşerde yaşamak imkansızlığını duyuyor, o zaman sele katılmış bir ağaç kütüğü gibi yerinden fırlıyor, istanbul'a, ankara'ya, başka bir yere gidiyor, hayatını başka şartlarla deniyordu (a. h. tanpınar, yaz yağmuru: teslim, s. 91). düz gergin vücuduyla adeta bir sedef gibi kapalı (a. h. tanpınar, yaz yağmuru: rüyalar, s. 126). kadınlar ise taş gibi sessiz, kütük kadar hareketsiz ve donuktular, (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 8). ben daha genç olduğum için, sahipsiz kalan ağıla koşuyorum, (y. k. karaosmanoğlu. erenlerin bağından diğer nesiller, s. 75). mutasarrıfın evinde gece daha kibarca, daha zarifçe geçmişti (r. h. karay, memleket hikayeleri: yatık emine, s. 36). ben ona inanırım ki, öyle bir insanı doğuracak kadın kutsallaştırılmaya meryem ana'dan daha çok hak kazanırdı (t. buğra, göst. e., s. 14). kırk paralık hafızaya, iki yüzlü hafızaya yüze gülücülerin en yüzsüzü olan hafızaya sarılıp zamana meydan okumak? (t. buğra, göst. e., s. 207). hem donkişotluğun, yeldeğirmenleri silahşorluğunun en gülüncü en küçültücüsüdür, bu (t. buğra, göst. e.) vb. Karşılaştırma sıfatı. Artıklık derecesi. Üstünlük derecesi. Bağlı olduğu adın, karşılaştırılan öteki ada göre nitelik ve miktar bakımından derecesini gösteren sıfat(lar). bu derecelendirme sıfatların önüne getirilen daha, en, pek çok gibi kelimelerle sağlanır: onlardan daha küçük bir kız çocuğu, kendisinden daha ufak bir erkek çocukla sağ tarafta duvarın dibinde çamurla oynuyorlardı (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, teslim, s. 95). ve duygusallığı, her zamanki gibi, en sağlam dayanak saydı (t. buğra, yalnızlar, s. 206). her taraf sustuktan, siyahlaştıktan sonra sularda daha kuvvetli bir ses, ta derinlerinden gelen hoş, belirsiz bir aydınlık hasıl olmuştu (r. h. karay. memleket hikayeleri: şaka, s. 67). burası en yakın kasabaya iki gün uzakta, anadolu'nun çıplak, yolsuz, viran bir köyü idi (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 81) vb. bk. karşılaştırma derecesi.
Comparative embryology : Karşılaştırmalı embriyoloji. Canlıların döllenmiş yumurtadan itibaren gelişmelerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi.
İngilizce Comparatives Türkçe anlamı, Comparatives eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Comparatives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adequate : Yeter. Ehven. Elverişli. Münasip. Kifayetli. Kafi. Yeterli.
Relatively : Göreceli olarak. Oranla. Nispeten. Görece. Bir dereceye kadar. Oldukça. Diğerlerine nazaran. Kısmen. Diğerlerine göre veya nazaran. Bağıl olarak.
Commensurable : Aynı birimle ölçülebilen. Ölçekdeş. Ölçekdeş boy ölçüşebilir. Eşit. Ölçeği bir olan. Aynı ölçü ile ölçülebilen. Aynı ölçekle ölçülebilen.
Relative : Hısım. Oranlı. Nispi. Bilgisayar, fizik, sosyoloji alanlarında kullanılır. İlgi zamiri. Akraba. İlişkin. Yakın.
Agreeable : İyi. Uzlaşmacı. Hoş. Hazır. Münasip. Anlaşmaya hazır. Tatlı. Makbul. Razı.
Agreeable to : Mutabık. Anlaşmaya hazır. -e uygun.
Relativist : Bağıntıcı. Rölativist. Göreci.
Advisable : Tavsiye edilebilir. Münasip. Akla yatkın. Doğru. Akıllıca. Makul. Mantıklı. Akla uygun. Müsait.
Adjusted : Oturtulmuş. Ayarlı. Düzeltilmiş. Değiştirilmiş. Değişmez (sigorta talebi). Tashih edilmiş. Düzenlenmiş. Ayarlanmış. Uyarlanmış.
Applicable : Uyarlanabilir. Yerinde. Kılgın. İlgili. Bağıntı kurmak. Uygulanabilir. Geçerli. Yürürlükte bulunmak.
Comparatives synonyms : allowable, meanest, contrastive, relativistic, notional, comparative, proportionate, acceptable, admissible, proportional to, answerable, in proportion, commeasurable, proportional, apposite, accommodating, mean, relativists, applicative, meaner, adaptable, relative to, accordant, scaled, commensurate, amenable.
Comparatives zıt anlamlı kelimeler, Comparatives kelime anlamı
Absolute : Sınırsız. Katıksız. Kayıtsız şartsız. Katışıksız. Mükemmel. Tüm. Saf. Saltık. Mutlak. Saf, karışım göstermeyen, temiz, absolü.

Bu kısımda Comparatives kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Comparatives ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Comparatives anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Comparatives ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.