Compered türkçesi Compered nedir

Compered ingilizcede ne demek, Compered nerede nasıl kullanılır?

Compere : Sunuculuk yapmak. Sunucu. Sunmak.

Comperes : Sunucu. Sunuculuk yapmak. Eğlence programı sunucusu. Sunmak. Takdimci. Eğlence programı sunmak.

Comped : Caz solistine doğaçlama şeklinde eşlik etmek (müzik terimi). Daktilo yazısını belirlemek veya düzenlemek (baskı). Ücretsiz sağlamak. Karşılıksız hediye veya hizmet ile sağlamak. Comp.

Compeer : Arkadaş. Eş. Akran. Emsal.

Compeers : Emsal. Arkadaş. Eş. Akran.

Compellation : Ünvan. Adlandırma. İsim. Ad. Hitap.

Compeller : Mecbur eden kimse. Aşırı derecede etkileyen kimse. Zorlayıcı.

Compellers : Zorlayıcı. Aşırı derecede etkileyen kimse. Mecbur eden kimse.

Compel attention : Dikkatleri üzerine toplamak.

Compelling : İnandırıcı. Dayatmacı. Çetin. İkna edici. Zorlayıcı. Çok güçlü veya etkili. Zorlayan. Zorlu. Saygı uyandıran. Mücbir.

İngilizce Compered Türkçe anlamı, Compered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bestowing : Bahşetmek. Hediye etmek. Vermek. (hak) tanımak. Bağışlamak. Yerine koymak.

Presenters : İbraz eden. Tanıtıcı. Spiker. Sunan. Sunan kişi.

 

Dish up : Tabağa koymak. Servis yapmak. Kotarmak. Önüne koymak. Tabağa koymak (yemek vb). Yemek servisi yapmak. Hazırlamak. Oymak.

Bestow : Yerine koymak. (hak) tanımak. Hediye etmek. Vermek. Bağışlamak. Bahşetmek.

Examine : Sınav yapmak. İmtihan etmek. Sorgulamak. Sınavdan geçirmek. Denetlemek. İrdelemek. Sorguya çekmek. Muayene etmek. Sınamak. İncelemek.

Bringeth : Takdim etmek. - ile götürmek veya taşımak. Hoşuna gitmek.

Go for : Sevmek. Geçerli olmak. Dil uzatmak. Hoşlanmak. Çabalamak. Tercih etmek. Elde etmeye çalışmak. İçin geçerli olmak. Gayret etmek. Bulmak.

Emcee : Teşrifatçı olarak çalışmak. Protokol müdürü. Protokol yetkilisi olarak çalışmak. Protokol yetkilisi. Teşrifatçı. Sergilemek. Protokol müdürü olarak çalışmak. Bir programın sunuculuğunu yapmak.

Anchorman : Haber sunucusu. Yayımcı (televizyonda). Televizyon yayıncısı. Bir takımda görevini gerçekleştiren son üye (spor).

Dish : Tabağa koymak. Atlatmak. Yemek. Servis yapmak. Bombeleştirmek. Piliç. Tercih. Mahvetmek. Tabak.

Compered synonyms : vie, analogize, canvass, anchor, play, emcees, equal, run off, be emceeing, confer, race, rival, comperes, anchoring, announcer, master of ceremonies, bring in, anchorperson, cryer, enunciator, announcers, canvas, collate, dishing, enunciators, study, emulate, analyze, conferred, analogise, confers, bestows, presenter.

Compered zıt anlamlı kelimeler, Compered kelime anlamı

Bare : Açığa çıkartmak. Boş. Açılmak. Süssüz. Gözle görülür hale getirmek. Açık. Çıkarmak. Çıplak. Açmak. Tamtakır.

Incomplete : Yarım kalan. Bitmemiş. Eksik. Tamamlanmamış. Natamam. Sonuçlanmamış. Kusurlu. Noksan.