Complying türkçesi Complying nedir

  • Razı olma.
  • [#uyma Uymak].
  • Razı olmak.
  • Boyun eğmek.
  • Uyma.

Complying ile ilgili cümleler

English: I forced him into complying with my wish.
Turkish: Benim arzuma boyun eğmesi için onu zorladım.

Complying ingilizcede ne demek, Complying nerede nasıl kullanılır?

Noncomplying : Uysal olmayan. Yumuşak başlı olmayan. Riayet etmeyen. Söz dinlemeyen. İtaatkar olmayan.

Comply with : -e uymak. Bağdaşmak. Uygun olmak. Uymak. Uyum sağlamak. Riayet etmek. İtaat etmek. Uymak yerine getirmek. Boyun eğmek. Razı olmak.

Comply with the law : Kanuna riayet etmek. Kanuna uymak.

Omitted to comply : Tamamen razı olmadı. Belirli kurallara uymadı. Yerine getirmekten kaçındı. İhlal etti.

Comply : İtaat etmek. Uymak. Boyun eğmek. Uyumlu olmak. Baş eğmek. Razı olmak.

Complain against : -den memnuniyetsizlik ifade etti. İtiraz etti. -e karşı çıktı.

Complacently : İlgisizce. Huzurlu bir şekilde. Kendini beğenmiş bir şekilde. Kendini beğenmiş bir halde. Kendinden memnun bir şekilde. Sakince.

Complacence : Gönül rahatlığı. Memnuniyet. Kendini beğenmişlik. Kayıtsızlık. Halinden memnun olma.

Complain : (sürekli) şikayet etmek. Dava açmak. Yakınmak. Sızlanmak. Şikayetçi olmak. Şikayet etmek. Ağlamak. İhbar etmek. Söylenmek. Sızıldanmak.

Complain to : -e kusur bulmak. - hakkında ıstırap veya hoşnutsuzluk ifade etmek. -den şikayet etmek.

 

İngilizce Complying Türkçe anlamı, Complying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Complying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accorded : Vermek. Bağdaşmak. Uyum sağlamak.

Conformance : Uygunluk. Uygunluk kontrolü. Uyum sağlama.

Adaptations : Aktarma. Uyarlama. İntibak. Uygunluk. Uyarlamalar. Alıntı. Adaptasyon.

Acceding : Katılmak. İş başına gelmek. Yönetime geçmek. Tahta çıkmak. İktidara gelmek. Yerine getirmek. Yanaşmak. Kabul etmek.

Deplore : Yasa boğulmak. Çok üzülmek. Müteessir olmak. Acımak. Teessüf etmek. Beğenmemek. Hayıflanmak. -e yerinmek. Üzülmek. Acı duymak.

Bellyache : Karın ağrısı. Sızlanmak. Dırdır etmek. Şikayet. Vızıldamak. Şikayet etmek. Dırdır.

Whine : Ciyak ciyak ötmek. Sızlanmak. Bağırmak. Haykırmak. Ciyaklama. Dırdır etmek. Çığlık. Zırıltı. Zırlamak. Zırıldamak.

Kinetosis : Vücudun hareket etmesiyle oluşan durum (deniz tutması gibi). Vücudun hareket etmesiyle ortaya çıkan durum (örn.: deniz tutması).

Gripe : Sıkıntı vermek. Sızlatmak. Vızıldamak. Sancı. Sızlanmak. Yakınmak. Burmak. Dertlenmek. Yakalamak. Sancı vermek.

Complying synonyms : ailment, quetch, hen peck, grumble, pip, adapt oneself, compliancy, abide by, accede, bowed down, approve, adapt, crab, beef, peck, accedes, grouse, gnarl, agrees, bemoan, compliancies, plain, acquiesced, disorder, bleat, agree, rail, motion sickness, approves, yammer, kick, bend the knee, holler.

Complying zıt anlamlı kelimeler, Complying kelime anlamı

Cheer : Bağırarak ya da alkışlayarak yüreklendirmek. Yardım etmek. Bağırış. Umutlandırmak. Teşvik etmek. Neşe. Avutmak. Teselli etmek. Alkış tutmak. Cesaretlendirmek.

Complying antonyms : disassortative mating, assortative mating.