Concinnity türkçesi Concinnity nedir

Concinnity ingilizcede ne demek, Concinnity nerede nasıl kullanılır?

Inconcinnity : Uygunsuzluk.

Concinal union : Konik rakor. Su sızdırmazlığı, konik yüzeyler yardımıyla sağlayan rakor.

Ensconcing : Yerleştirme. Yerleştirmek. Yerleşme.

Sconcing : Toprak siper. Ceza. Sofra kurallarına uymayana bira vermemek. Cezalandırmak. Duvar lambası. Kelle. Baş. Duvar şamdanı. Kafa. Cezalandırmak (oxford üniv.).

İngilizce Concinnity Türkçe anlamı, Concinnity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concinnity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cadences : Ses dalgalanması. Sesin yavaşlaması. Tempo. Ritm. Ses uyumu. Bisiklet pedalının bir dakikada attığı tur sayısı. Sesin alçalması. Ritim. Durgu. Kadans.

Durability : Sağlamlık. Sürecenlik. Devamlılık. Dayanıklılık. Bir oluşum ya da sürecin değişmez özellikler kazanarak süregelmesi. Devam. Dayanırlık. Süreklilik. Mukavemet.

Persistence : Israr etme. Süreğenlik. İnat. Israr. İz bırakma. Kararlılık. Sürerlik. İnatçılık. Sebat. Süreklilik.

Chimed : Çalmak. Ahenkle çalmak. Saat çalmak. Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan). Çalmak (çan). Vurmak (saat başlarını). Uymak. Çan çalmak.

 

Strength : Bir cismin ya da bir yapının dayanıklılığı. Sağlamlık. Güçlülük. Gereçlerin çeşitli dış etkenlere karşı koyarak, biçim ve başka özelliklerini koruyabilme niteliği. Güç. Dayanma gücü. Şiddet. Önem. Dinçlik. Kadro.

Balance : Dengeyi sağlamak. Dengede durmak. Kalan. Düşünmek. Bir sayışımın borçlu ve alacaklı dalları arasındaki fark. Ruhsal denge. Bilanço. Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Denk gelmek. Denk olmak.

Capacitation : Spermatozoonların akrozomlarına yapışarak onları dölleme yeteneğinden yoksun bırakan yüksek moleküllü seminal plazma ögelerinin, özellikle döl yatağı ve yumurta kanalında bulunan sıvıların tarafından temizlenmesi sonucunda tekrar dölleme yeteneği kazanması olayı. kenelerde erişkin spermlerin oluşumunu sağlayan son spermiogenezis evresi. Kapasitasyon. Yetkilendirme süreci. Bir sperm hücresinin yumurtayı dölleyebilecek kapasitede olması süreci (biyoloji terimi). Yatacak yer sağlama.

Chiming : Çalmak. Çan çalmak. Çalmak (çan). Ahenkle çalmak. Vurmak (saat başlarını). Saat çalmak. Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan). Uymak.

Concert : Kararlaştırmak. Bir araya gelerek karar almak. Anlaşma. Birlik. Konser. Anlaşmak. Dinleti. Birlikte hareket etmek.

Accommodation : Borç. Bulma (para vb.). Düzen. Kolaylık. Uyma. Uyuşma. Halletme. Sağlama. Yatakhane. Yerleşme.

 

Concinnity synonyms : enduringness, adjustment, lastingness, uninterrupted, concordance, consistences, concordances, accordancy, accord, concerting, accordance, concord, consistence, coherence, chime, cadence, consistency, accomodation, coordination, cohesiveness, co ordination, adaptation, cohesion, balances, continuous, concerts, coherency, coordinations, cohesions, capacitations.

Concinnity zıt anlamlı kelimeler, Concinnity kelime anlamı

Discontinuity : Kesiklik. İnkıta. Kesiklilik. Kesik olma. Sıçrama. Fasıla. Ara. Bk. süreksizlik. Devamsızlık. Süreksizlik.

Incoherence : Evre-dışılık. Evreuyumsuzluk. Tutarsızlık. İpe sapa gelmeme. Anlaşılmazlık. Bağdaşmazlık. Bkz.incoherency. Anlamsızlık. Dikişsiz konuşma.

Discontinuous : Kesik. Süreksiz. Devamsız. Kesintili. Kesikli. Aralıklı. Fasılalı. Ayrı.

Concinnity ingilizce tanımı, definition of Concinnity

Concinnity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Mutual adaptation of parts. Internal harmony or fitness. Used chiefly of style of discourse. Elegance.