Congalaz nedir, Congalaz ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Salyangoz.
Hortlak.
İhtiyar kadın.
Bunak kadın.
Cadı.
Ufak tefek, çok açık - göz olan çocuk.
Congalaz anlamı, tanımı
Conga : İki ile dört yaş arasında erkek manda
Congala : Kâbus. Cadı.
Ufak tefek : Gerekli küçük eşya, araç gereç. Kısa ve zayıf. Çok gerekli olmayan, önemsiz. Sönük, zayıf. Çok yer kaplamayan, küçük.
Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).
Hortlak : Mezardan çıkarak insanları korkuttuğuna inanılan yaratık. Hortlamış.
İhtiyar : Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı. Eski. Cansız, sönük. Seçme. Baba ya da anne.
Salyan : Vergi. Tahsildar.
Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.
Tefek : 1.Asma. [Bakınız: tevek]. Kavun, karpuz, hıyar ve benzerleri bitkilerin yaprakları. Asma yaprağı. Üzüm asmasının taze filizi. Asma, üzüm ağacı. Filiz, asma filizi.
Salya : Ağızdan sızan tükürük.
Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
Bunak : Bunamış olan, matuh.
İhti : Rüzgâr ve yağmurun etki yapamadığı gizli, kuytu yer.
Hort : İki bıçağın birbirine vurulmasıyle meydana gelen çentik. Kıldan yapılan top ve sopa ile oynanan bir çocuk oyunu. Semiz, toplu, şişman. Delikanlı, babayiğit. Yetim, öksüz.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Cadı : Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.
Çocu : Çocuğu.
Ufak : Boyutları normalden küçük. Önemsiz, çok az. Kısa bir süre. Makam, derece bakımından geri olan. Yaşça daha küçük olan.
Açık : Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
Buna : Pınar. Buraya. Bunu.
Diğer dillerde Conditio sine qua non anlamı nedir?
İngilizce'de Conditio sine qua non ne demek ? : conditio sine qua non
Almanca'da Conditio sine qua non ne demek ? : conditio sine qua non
Fransızca'da Conditio sine qua non nedir ? : conditio sine qua non

Bu kısımda Congalaz nedir? Congalaz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Congalaz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Congalaz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.