Cooldown türkçesi Cooldown nedir

Cooldown ingilizcede ne demek, Cooldown nerede nasıl kullanılır?

Cool and collected : Heyecanlı olmayan. Aklı başında. Telaşlı olmayan.

Cool as a cucumber : Çok sakin. Duygusuz. Kayıtsız. Soğukkanlı.

Cool bag : Soğuk torba.

Cool cat : Rahat kimse.

Cool color : Maviler. Soğukluk izlenimi veren renk. Morlar ve yeşil renklere ait olan renk. Soğuk renk.

Cool headed : Soğukkanlı. Serinkanlı.

Cool it : Yavaş ol. Sakin ol. Hoop. Hop dedik. Sakin olun. Tamam kendine gel.

Cool down : Sakinleştirmek. Gevşemek. Sakinleşmek. Yatışmak. Yatıştırmak. Soğumak.

Cool money : Soğuk para. Uzun vadeli sermaye hareketlerine konu olan para. doğrudan yabancı sermaye yatırımı gibi istikrarlı ülkelere giden ve gittiği ülkeyi çok hızlı ve ani olarak terk etmeyen para. krş. sıcak para.

Cool customer : Soğukkanlı. Haddini bilmez kişi. Sakin. Kontrollü.

İngilizce Cooldown Türkçe anlamı, Cooldown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cooldown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cool : Soğumak. Serinleşmek. Sakinleşmek. Serin yer. Soğutmak. Havalı (tip). Soğukkanlılık. Sönmek (öfke veya arzu vb). Serinlik. Serinlemek.

Cooling : Soğutan. Soğutucu. İntizar. Soğutma. Motor parçalarının kızmasını önlemek için, yanma sonucu bu parçalara gelen sıcaklığı başka bir ortama aktarma işlemi. Soğutma dili. Bekleyiş. İşlem uygulanmış sıcak yemleri hava hareketi yardımıyla, kurutma ve sıcaklığını düşürme işlemi. Gösterim sırasında göstericide ışıtacın verdiği sıcaklığı azaltma.

 

Change : Üzerini değişmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Ufak para. Tebdil etmek. Değişiklik. Bozdurmak. Değiş tokuş etmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Yer değiştirme. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para.

Estrangement : Yabancılaştırma. Boşanma. Soğutma. Soğuma (argo terim). Yabancılaşma. Uzaklaşma. Ayırma. Ayrılma.

Cool off : Soğumuş. Heyecanı sönmek. Serinlemiş. Serinlemek. Öfkesi yatışmış. Sakinleşmiş.

Disaffections : Hükümet düşmanlığı. Hükümete muhalefet. Hoşnutsuzluk. Muhalefet. Asilik. İtaatsizlik. Antipati.

Chilling : Pelet veya kırılmış tane yemleri küf ve böceklerden korumak amacıyla geliştirilen, silo, ambar ve depolarda serin ve nispeten kuru hava ile % 65 den az nispi nem olacak biçimde normalde sadece bir kez soğutmayla birkaç ay depolamada yeterli olan depolama biçimi. Üşütücü. Soğutma. Soğukta depolama. Soğuk. Buz kristalleri oluşmadan veya fark edilmeyecek düzeyde oluştuğu, genellikle suyun donma noktası üzerindeki bir sıcaklık uygulamasıyla yapılan konservasyon yöntemi. Dondurucu. Soğutma işlemi.

Estrangements : Soğuma (argo terim). Boşanma. Ayrılma. Ayırma. Yabancılaşma. Soğutma. Uzaklaşma.

 

Disaffection : Hükümet düşmanlığı. Muhalefet. Asilik. Hükümete muhalefet. Hoşnutsuzluk. Antipati. İtaatsizlik.

Cooldown synonyms : moonfish, atlantic moonfish, horse head, lookdown fish, horsefish, selene setapinnis, selene vomer, dollarfish, becoming cold, horsehead, cooling down, infrigidation.

Cooldown zıt anlamlı kelimeler, Cooldown kelime anlamı

Stay : Geçiştirmek. Önlemek. Kalma. İkamet etmek. Kalış. Bastırmak. Geciktirmek. Sürdürüp tamamlamak. ...olarak kalmak. Alıkoymak.

Heat : Bir özdeği, ısıldevingen bir durudan dahayüksek sıcaklıktaki ısıldevingen duruya götürmek için verilmesi gereken erke niceliği. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Isı. Östrüs. Daralmak. Kızışmak. Sıcaklık. Kızıştırmak. Kızmak. Kızdırmak.