Cover charge türkçesi Cover charge nedir

  • Servis ücreti.
  • Bazı restoranlar veya gece kulüplerinin girişte aldığı fazladan para.
  • [#giriş Giriş ücreti].
  • Giriş vergini.
  • Lokantalarda servis için alınan para.

Cover charge ile ilgili cümleler

English: There's no cover charge.
Turkish: Giriş ücreti yok.

Cover charge ingilizcede ne demek, Cover charge nerede nasıl kullanılır?

Cover : Güvence. İstila etmek. Örtmek. Bastırmak. Örtü. Almak. Karşılık. Üzerini kapatmak. Yetmek. Kılıf.

Charge : Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Reaktör kalbine konulan yeni yakıt unsurlarının tamamı. Harç. Yüklemek (enerji veya elektrik). Yükümlülük. Şarj etmek. Suçlama. Sorumlu tutmak. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Taarruz.

Cover a distance : Mesafa almak. Mesafe kat etmek. Mesafe almak. Yol kat etmek. Uzağa yolculuk yapmak. Mesafe katetmek. Uzun yol kat etmek.

Cover annealing furnace : Kapaklı tavlama fırını. Kangal tavlama fırını.

Cover cam : Kapak eksantriği.

Cover coat : Üst örtü. Üst kaplama.

İngilizce Cover charge Türkçe anlamı, Cover charge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cover charge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Admittance : Giriş. İç direncin karşıtı. (iç direnç ne denli güçsüzse geçirgenlik o denli çoktur; geçirgenliğin çokluğu oranında da devre, akımı daha kolay geçirir. iç direnç ile geçirgenlik karşıt olduklarından, geçirgenlik birimi de "ohm" sözcüğünün ters yazılışı olan "mho" ile belirtilir). Giriş hakkı. Alım. Admitans. Empedans evrik değeri. Geçirgenlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kabul.

Entrances : Hayran bırakmak. Antre. Mest etmek. Esritmek. Giriş. İlgi uyandırmak. Başlangıç. Büyülemek. Girme. Kapı.

Fee : Harç. Görümlük. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi. Doktora sayrılarını görüp yoklaması karşılığında ödenen para. Duhuliye. Ödemek. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Ücret. Yapılan iş karşılığı çalışanlara ödenen para.

Entrance : Kapı. Sahneye çıkma. Esritmek. Büyülemek. Giriş hakkı. İlgi uyandırmak. Antre. Başlangıç.

Admissions : İtiraf. Emme (mühendislik terimi). Girme. Katılma. Kabul. Giriş izni. Giriş.

Service charge : Hizmet masrafı. Hizmet bedeli. Garsoniye. Servis vergini. (apartmanda vb) aidat. Servis bedeli. Apartman aidatı.

Entrance fee : Üyelik aidatı. Giriş aidatı. Girmelik. Bir tiyatroya giriş için ödenen ücret. Ücretli giriş. Duhuliye.

Admittances : Empedans evrik değeri. Giriş izni. Alım. Giriş hakkı. Giriş. Admitans. Kabul.

Admission fee : Duhuliye.

Cover charge synonyms : admission charge, admission, entry fee, feeing.