Cryology türkçesi Cryology nedir

  • Buz ve donmuş toprak bilimi.
  • Kar.
  • Kriyoloji.

Cryology ingilizcede ne demek, Cryology nerede nasıl kullanılır?

Cryolite : Soğuktaş. Kriyolit. Mineral.

Dacryolith : Çeşitli nedenlerle gözyaşı yolunda oluşan taş, dakriyolit. Gözyaşı taşı. Gözyaşı kesesi taşı. Dakriyolit.

Cryo aerothrapy : Kriyo-aeroterapi. Soğuk havayla yapılan tedavi.

Cryo : Dondurucu. Soğuk.

Cryobiology : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlılar üzerinde soğuğun etkilerini ve canlıların soğuğa karşı davranışlarını inceleyen bilim dalı. hücre ve dokuları dondurarak inceleyen bilim dalı. Hücre ve dokuları dondurarak inceleyen bilim dalı. Kriyobiyoloji.

Cryogeny : Kriojeni. Düşük sıcaklıkların maddeyi ne şekilde etkilediklerini araştıran bilim (fizik).

Cryogenies : Kriojeni. Düşük sıcaklıkların maddeyi ne şekilde etkilediklerini araştıran bilim (fizik).

Cryogenic : Çok soğuk. Dondurgan. Kriyojene ait veya ilgili (düşük sıcaklıklar yaratan madde). Dondurucu. Kriyojenik. Donduran. Çok soğuk ile ilgili.

Cryogenically : Soğutarak. Kriyojenik bir şekilde. Dondurarak.

Cryogens : Soğutucu kimyasal madde. Dondurucu kimyasal madde. Soğutucu. Soğutucu madde. Dondurucu. Kriyojen.

İngilizce Cryology Türkçe anlamı, Cryology eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cryology ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Capital : Tecimsel bir kuruluşa ilişkin varlıkların tümü. varlıklar toplamından borçlar düşüldükten sonra geriye kalan katkısız varlık. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Sermaye. Ölüm. Klasik ekonomiye göre, zenginliklerin yaratılmasında, ekonomik işlerin görülmesinde kullanılan ve bir üretim birimi ya da işletme için zorunlu olan özdeksel nesneler. 2-marksçı ekonomiye göre, ücretli işçi çalıştırmanın ve böylece artık değeri almanın aracı. Önemli. Başkent. Cezası ölüm olan. Baş. Coğrafya, iktisat, tarih, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Increment : Fazlalık. Artırma. Artış. Zam. Artım. Çoğalma. Arttırma. Artış aralığı.

Cytogenetics : Canlının yapı taşı olan hücrenin çekirdeğindeki genetik materyalin taşıyıcısı olan kromozomları inceleyen, sitoloji ve genetiğin metot ve bulgularını bir araya getiren bilim dalı. Kalıtım ve hücresel gelişimi inceleyen biyoloji dalı. Hücre genetiği. Sitogenetik. Hücre kalıtımı bilimi.

Earning : Maaş. Para kazanma. Kazanılan para. Ücret. Kazanma. Kazanç. Gelir.

Account : Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge. Değer. Tanım. Hesaplaşma. Olarak görmek. Avlamak. Pusula. Hesap görme. Sebep.

Capitals : Büyük harfler. Büyük harf. Kazanç. Sütun başı. Kapital. Başkentler. Çıkar. Başkent. Sermaye.

Biology : Yaşambilim. Tabiiye. Tabiat bilgisi. Biyoloji. Yaşam bilimi. Canlılar bilimi. Dirimbilim.

Avails : Kazanç.

Fruit : Yayar. Semere. Nonoş. İbne (argo sözcük). Ürün. Tohum kapsülü. Ahbap. Homoseksüel.

Cryptanalysis : Kripto analizi.

Cryology synonyms : biological science, cryptanalytics, melon, science, avail, benefit, fruits, microscopic anatomy, increments, earnings, melons, cryptography, income, scientific discipline.