Cystoisospora nedir, Cystoisospora ne demek

Cystoisospora; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kedi ve köpeklerde bağırsak enfeksiyonlarına neden olan, geçmişte Isospoa’ların bir parçası olarak sınıflandırılan, kedilerde C. felis (Isospora felis), C. rivolta (Isospora rivolta), köpeklerde C. burrowsi (Isospora bigemina), C. canis, C. neorivolta ve C. ohioensis gibi türlere sahip koksidiyan protozoa cinsi.

Cystoisospora tanımı, anlamı

Isospora bigemina : Cystoisospora

Isospora rivolta : Cystoisospora.

Isospora felis : Cystoisospora.

Enfeksiyon : Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

Bir parça : Biraz, azıcık, çok az. Kısa bir süre.

Isospora : Eucoccidiida takımında, Eimeriina alt takımında bulunan her ookistinin içerisinde iki sporokist ve her sporokistin içerisinde dört adet sporozoit bulunan kuş, sürüngen, amfibya ve insan dâhil memelilerde sindirim sisteminde parazitlenen koksidiyan protozoon cinsi.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Protozoa : Bir hücreliler. Canlıların Protista âlemine ait olan, bölünme veya tomurcuklanmayla çoğalan, genel olarak gözle görülemeyecek kadar küçük olan, bazıları asalak olup hastalık yapan, serbest veya bir yere tutunarak yaşayan, kamçı, kirpik veya yalancı ayaklarıyla hareket edebilen tek hücreli mikroskobik organizmalar. [Bakınız: bir hücreliler]. Hayvanlar alemindeki en basit organizmaları içeren, tek hücreli, mikroskobik veya makroskobik, birçoğu serbest yaşamlı, kimileri kommensal, mutual veya parazitik yaşam süren, Sarcomastigophora, Labyrinthomorpha, Apicomplexa, Microspora, Acetospora, Myxozoa ve Ciliophora olmak üzere yedi şubesi olan tek hücreli canlılar. Kimileri bitkiler ve omurgalı hayvanlar için oldukça patojendir ve bu nedenle zirai, veteriner ve beşeri önem arz ederler. Protozoon kelimesinin çoğulu. [Bakınız: birgözeliler].

 

Geçmiş : Geçme işini yapmış. Çürümeye yüz tutmuş. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Arkada kalan hayat. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi.

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Köpek : Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris): “Onun vaktiyle pek sevdiği küçük, sırtı siyah ve göğsü beyaz, oynak bir köpeği varmış.” -A. Ş. Hisar. Aşağılık niyetlerle yaltaklanan veya davranışları kötü olan kimse için kullanılan bir sövgü sözü. [Bakınız: evcil köpek]. Köpekgiller familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı üç yüzden fazla evcil ırkı olan hem etçil hem de otçul olan hayvan. (Canis familiaris) Etçiller (Carnivora) takımının köpekgiller (Canidae) familyasından bir memeli türü. Soyu bugün bilinmeyen yaban türlerden evcilleştirilmiştir. En anlaklı hayvanlardan biridir. 94 ırkı vardır. İyi koku alır. Buldok (Canis familiaris molossus hibernicus), tazı (C. familiaris grajus hibernicus), senbernar (C. familiaris extrarius st. bernardi) bunların en iyi bilinenridir.

 

Cinsi : Cinsel.

Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Proto : Yunanca ilk anlamına gelen ön ek.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Nede : Nerede. Nerede?.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Diğer dillerde Cys anlamı nedir?

İngilizce'de Cys ne demek ? : cystine