Döl ağılı nedir, Döl ağılı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kuzu ve oğlakların otlamaya götürülmeden önce toplandığı, etrafı çalılarla çevrili yer.

Döl ağılı anlamı, kısaca tanımı

Ağıl : Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker

Ağılı : İçinde ağı bulunan, zehirli.

Döl : Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, zürriyet, nesil. Yavru, çocuk.

Götürülme : Götürülmek işi.

Çevrili : Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.

Çevril : Çevrime ya da çevrimsel devime ilişkin. Kayseri şehrinde, Erkilet bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Otlama : Otlamak işi.

Götürü : Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.). Fiyatını toptan belirleyerek.

Etraf : Yanlar, taraflar. Çevre. Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit.

Götür : Gider.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Oğlak : Keçi yavrusu. Zodyak üzerinde Yay ile Kova arasında bulunan takımyıldızın adı, Cedi.

Çevri : Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.

Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Kuzu : Koyun yavrusu. Deneyimsiz, toy kimse. Bir meyve ve sebzeye bitişik olan küçük meyve veya sebze.

Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Döküntü yelpazesi anlamı nedir?

İngilizce'de Döküntü yelpazesi ne demek ? : detritic cone