Dünya görüşü nedir, Dünya görüşü ne demek

  • Evrenin ve hayatın anlamını, amacını, değerini, insan varlığını ve davranışlarını bütünüyle kavramaya çalışan genel düşünce

Felsefi anlamı:

Bir insanın davranış, değerleme, düşünüş ve eylemlerinde dile gelen, yaşam üzerindeki kanılarının bütünü.

Evrenin ve yaşamın anlamını, ereğini, değerini, insan varlığını ve davranışlarını bütünüyle kavramağa çalışan genel düşünce; evrene toplu bir bakış. Bu bağlamda:

Dünyaya ve insanın dünyadaki yerine felsefe açısından toplu bir bakış. Dizgesel olarak özellikle fizik ötesi doğa felsefesi, insanbilim, ahlak felsefesi, tarih felsefesi ve din felsefesi çerçevesinde ele alınıp işlenmiştir.

Dünya ve gerçekliğe insan ve insanın yaşantıları açısından toplu bakış. (Bu bakış kuramsal ve bilimsel sonuçları göz önünde bulundurmaz.)

Sosyoloji'deki anlamı:

İnsanın çevresindeki dünyaya karşı oluşturduğu görüşlerin, anlayışların ve kavramların tümü.

Bilimsel terim anlamı:

Kişinin, yaşamın tümü, toplumun bütün kurumları ve evrenle ilgili görüşü.

İngilizce'de Dünya görüşü ne demek? Dünya görüşü ingilizcesi nedir?:

world view, world outlook

Almanca'da Dünya görüşü ne demek?:

weltanschauung

Dünya görüşü hakkında bilgiler

 

Dünya görüşü, halk arasındaki kullanımıyla edinilmiş bilgi veya bir insanın hayat görüşü veya bir şeye erişmenin arkasındaki yöntem veya prensipler olarak da kullanılmaktadır. Buna aynı zamanda bu anlamda o kişinin hayat felsefesi de denilir.

Dünya görüşü ile ilgili Cümleler

  • Dünya görüşüme göre hepimiz müslümanız.
  • Onun net bir dünya görüşü var.
  • Orada ilk karşılaştığınız insan bile, dünya görüşünüzde inanılmaz fark yaratıyor.

Dünya görüşü kısaca anlamı, tanımı:

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

Dünya : İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Dış, çevre, ortam. Herkes. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü.

Görüş : Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Görme işi.

Evren : Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Büyük yılan.

Hayat : Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Geçim şartlarının bütünü. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Balkon. Avlu. Yaşam. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Sundurma. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Yazgı. Meslek. Canlı, sağ olma durumu.

 

Değer : Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Kavrama : Küçük orak. Kavramak işi, anlama, anlamaklık, algılama. İki dikme arasındaki sağlamlığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılan yatay ahşap parça. Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.

Çalış : Çalma işi.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Halk : Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Yaratma. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk.

Diğer dillerde Dünya görüşü anlamı nedir?

İngilizce'de Dünya görüşü ne demek? : n. philosophy of life, philosophy, conception of the world, world-view

Almanca'da Dünya görüşü : n. Weltanschauung, Weltbild

Rusça'da Dünya görüşü : n. мировоззрение (N)