Düztaban nedir, Düztaban ne demek

Düztaban; bir anatomi terimidir.

Yerel Türkçe anlamı:

Bir çeşit rende.

Bilimsel terim anlamı:

Dar tabanlı, tığı tabanı genişliğinde özel rende.

Fransızca'da Düztaban ne demek?:

liopode

Osmanlıca Düztaban ne demek? Düztaban Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

düztaban

Düztaban anlamı, tanımı:

Düztabanlık : Düztaban olma durumu.

Doğal : Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Katıksız, saf. Yapmacık olmayan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada olan, doğada bulunan.

Ayak : Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Basamak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Göl ayağı. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Vücudun belden aşağı bölümü. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Bacak. Halk edebiyatında uyak. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi.

 

Kemer : Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Tümsekli. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Emniyet kemeri. Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı.

Kaybolma : Kaybolmak işi.

Yapısal : Yapı ile, yapılış ile, kuruluş ile ilgili, strüktürel, konstrüktif.

Bozukluk : Bozuk para. Bozuk olma durumu.

Kemerli : Kemer biçiminde olan. Kavisli olan. Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan.

Dar : Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Yurt. İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. Sıkıntılı. Ev. Yetersiz. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Az, elverişsiz, sınırlı.

Tabanlı : Tabanı olan.

Bir : Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Beraber. Tek. Sadece. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.

 

Rende : Bu aletle ufak parçalara ayrılmış şey. Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç. Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, peynir, soğan, havuç vb.ni ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aleti.

Uğursuz : Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom.

Düztaban ile ilgili Cümleler

  • Ali düztabandır.
  • Düztaban mısın?

Diğer dillerde Düztaban anlamı nedir?

İngilizce'de Düztaban ne demek? : adj. flat footed, plantigrade, splayfooted

n. flatfoot, flat feet, splayfoot

Fransızca'da Düztaban : pied plat

Almanca'da Düztaban : n. Senkfuß, Simshobel

Rusça'da Düztaban : n. плоскостопие (N)

adj. злосчастный, злополучный