Danmak nedir, Danmak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak.

Sormak, fikir almak.

Şaşmak.

Ayıplamak, kınamak.

[Bakınız: dammak].

İnkâr etmek, gizlemek.

Düşünmek.

[Bakınız: danışmak].

[Bakınız: danlamak, danlamak].

Hissetmek, his olarak bilmek; gelbime dandi.

Dönmek.

Doğmak; inkâr etmek.

Dinlemek.

Teknik terim anlamı:

Danışmak, istişare etmek.

Hayrette kalmak, şaşmak.

Şaşırtmak.

Danmak anlamı, kısaca tanımı

Şaşırtmak : Şaşırmasına sebep olmak. Yanıltmak. Şaşkınlaşmak, şaşmak. Daha iyi yetişmelerini sağlamak için ağaç fidanlarının veya çiçek fidelerinin yerlerini değiştirmek

Ayıplamak : Kınamak.

Hissetmek : Fiziksel bir uyarıyı duymak. Saymak, addetmek. Sezmek, farkına varmak, anlamak. Bir şeyden etkilenmek, duymak.

Düşünmek : Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.

Dinlemek : İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.

 

Ayıplama : Kınama.

Danışmak : Bir iş için bilgi veya yol sormak, görüş almak, istişare etmek, müracaat etmek, meşveret etmek.

Gizlemek : Saklamak, görünmeyecek, belli olmayacak bir yere veya bir duruma koymak. Beneklerle, çizgilerle veya renklerle bezeyerek bir şeyi bulunduğu çevreye uydurmak, alalamak, peçelemek, kamufle etmek. Bilerek ve isteyerek bir olguyu haber vermemek.

İstişare : Danışma.

Hissetme : Hissetmek işi.

Şaşırtma : Şaşırtmak işi.

Danlamak : Şaşmak. Ayıplamak, kınamak. Bahane bulmak. Ağlamak. Sabahlamak: Bu gece dizime bir ağrı girdi, gözüme uyku girmedi, danladım. Uğuldamak, ses çıkarmak. Duyduğunu çevreye yaymak. Taaccüp etmek, şaşmak, garip bulmak. Şaşırtmak.

Gizleme : Gizlemek işi.

Düşünme : Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

Kınamak : Yapılan bir işin kötü olduğunu belirtir bir biçimde söz söylemek, ayıplamak, takbih etmek.

Önceden : Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.

Dinleme : Dinlemek işi.

Danışma : Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.

Hisset : Cimrilik.

Bilmek : Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak. Saymak. İşine gelmek, uygun bulmak. Sanmak, varsaymak, farz etmek. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. İnanmak. Sorumlu tutmak. Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak. Tanımak, hatırlamak.

Diğer dillerde Danimarka landracekoyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Danimarka landracekoyunu ne demek ? : danish landrace sheep