Darıcan nedir, Darıcan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Serçe.

[Bakınız: darcan].

Serçeden biraz büyük, boz renkli, boynu kırmızılı, kışın gitmeyen yerli kuş.

Pirinç içinde bulunan bir çeşit darı.

Sulak yerlerde biten, ayrık gibi çabuk üreyen bir çeşit ot: Tarlayı darıcan kaplamış.

Sebze bahçelerinde, darı arasında biten bir çeşit ot.

Hardala benzer iri yaprakları olan ve yemeği yapılan bir ot.

Mısıra benzeyen bir ot.

Değirmende öğütülmüş iri un.

Darıcan anlamı, kısaca tanımı

Darıca : Artvin ilinde, Yusufeli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Balıkesir ilinde, Darıca nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bayburt ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Kocaeli şehrinde, Darıca bucağına bağlı bir bölge. Kütahya şehrinde, Köprüören bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya ilinde, Kürecik bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehrinde, Akçaabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi

Darı : Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum miliaceum). Mısır. Bu bitkinin buğday yerine besin olarak kullanılan tohumu.

Darıcan otu : Mısıra benzeyen bir ot. Değdiği yere yapışan bir çeşit bahçe otu. [Bakınız: darıcan].

Darıcanlar : Dilcik tüylerden oluşan saçak biçiminde bir veya çok yıllık su üstü bitkisi.

 

Kırmızılı : Üstünde kırmızı renk bulunan.

Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Hardala : Sığır etinin but kısmı.

Değirme : Değirmek işi.

Hardal : Turpgillerden, 100-150 santimetre yüksekliğinde, sarı çiçekli, deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu hekimlikte kullanılan, tadı acı ve bir yıllık bir bitki (Brassica nigra). Bu tohumun toz durumuna getirilmiş veya sirke ile karıştırılarak yapılmış macunu.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Pirinç : Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki (Oryza sativa). Bakıra çinko katılarak elde edilen sarı renkte bir alaşım. Bu bitkinin besin olarak kullanılan taneleri. Bu alaşımdan yapılmış.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Darcan : Serçe. Pirinç içinde bulunan bir çeşit darı. Aceleci, sıkıntılı.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

 

Mısıra : Duvarcı aracı, mala.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Kaplam : Bir kavramın ve o kavramı dile getiren terimin içerdiği varlıkların ve bireysel olayların bütünü, kapsam, şümul.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Diğer dillerde Darı güvesi anlamı nedir?

İngilizce'de Darı güvesi ne demek ? : corn moth