Darıcanlar nedir, Darıcanlar ne demek

Teknik terim anlamı:

Dilcik tüylerden oluşan saçak biçiminde bir veya çok yıllık su üstü bitkisi.

Darıcanlar kısaca anlamı, tanımı

Darıca : Artvin ilinde, Yusufeli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Balıkesir ilinde, Darıca nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Bayburt ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Kocaeli şehrinde, Darıca bucağına bağlı bir bölge. Kütahya şehrinde, Köprüören bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Malatya ilinde, Kürecik bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Trabzon şehrinde, Akçaabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi

Darıcan : Serçe. [Bakınız: darcan]. Serçeden biraz büyük, boz renkli, boynu kırmızılı, kışın gitmeyen yerli kuş. Pirinç içinde bulunan bir çeşit darı. Sulak yerlerde biten, ayrık gibi çabuk üreyen bir çeşit ot: Tarlayı darıcan kaplamış. Sebze bahçelerinde, darı arasında biten bir çeşit ot. Hardala benzer iri yaprakları olan ve yemeği yapılan bir ot. Mısıra benzeyen bir ot. Değirmende öğütülmüş iri un.

Darı : Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum miliaceum). Mısır. Bu bitkinin buğday yerine besin olarak kullanılan tohumu.

Çok yıllık : Yıllarca toprak üstünde ve toprak altında canlılığını sürdürebilen bitki. Çiçek açmadan önce birçok yıl yaşayan (bitki).

 

Bitkisi : Sonu.

Yıllık : Bir yıl için, senelik, senevi. Bir yılda verilen ücret. Yılda bir yapılan. Bir yıl içinde olan. Öğretim yılı sonunda hazırlanan, öğrenci, öğretmen ve yöneticilerin özellikleriyle ilgili bilgiler ile eğlendirici konuların yer aldığı kitap. Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan. Yılın gün, hafta, ay vb. bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve birtakım astronomi, meteoroloji, istatistik bilgilerini gösteren kitap biçiminde takvim, almanak. Yılda bir çıkan ve o yılın olaylarını anlatan kitap, bülten, dergi vb. eser, salname.

Dilcik : Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan sivri uçlu, küçük, saydam çıkıntı. Böceklerin ağzında küçük dilin önünde bulunan bölüm. Üflemeli çalgılarda, org borularında kamış, tahta veya metalden yassı parça.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Saçak : Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.

 

Dilci : Dil bilimci. Dille ilgili araştırmalar yapan kimse.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Biçi : Erkek çocuk.

Saça : Kefalın küçük yavrusu.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Su : Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.

Diğer dillerde Darı güvesi anlamı nedir?

İngilizce'de Darı güvesi ne demek ? : corn moth