Dation türkçesi Dation nedir
Dation ile ilgili cümleler
English: A house is built on top of a solid foundation of cement.
Turkish: Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.
English: Columns provide a solid foundation.
Turkish: Kolonlar sağlam bir temel sağlamaktadır.
English: Do you agree with Tom's recommendations?
Turkish: Tom'un tavsiyelerine katılıyor musun?
English: Ali wanted Mary to write a recommendation for him.
Turkish: Ali Mary'ye onun için bir tavsiye yazmasını istedi.
English: Burak received funds from local foundations to improve his old library.
Turkish: Burak eski kütüphanesini iyileştirmek için yerel vakıflardan fon aldı.
Dation ingilizcede ne demek, Dation nerede nasıl kullanılır?
Absolute accommodation : Mutlak uyum.
Accommodation : Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Rahatlık. Uyma. Yerleşme. Borç. Uzlaşma. Uyuşma. Kolaylık. Düzen. Bağdaştırma.
Accommodation address : Geçici ikametgah. Geçici adres.
Accommodation allowance : Mesken tazminatı.
Accommodation bill : Hatır bonosu. Hatır senedi. Finansman bonosu. Kişinin kredi gereksinmelerini karşılamak amacıyla, karşılıklı güven ilişkisi içinde bulunduğu üçüncü kişilerden ticari işlemlere dayalı gerçek bir alacak olmaksızın aldığı ve bankaya kırdırdığı veya başkasına ciro ettiği senet. Gerçek alış verişle ilgili olmayarak bir kimse lehine düzenlenen kısa vadeli bono.
Accommodational : Uzlaşma ile ilgili. Yardıma hazır. Uyum sağlamaya meyilli. Uyum ile ilgili.
Accommodation ladder : Borda iskelesi. Borda kamara iskelesi.
Accommodation draft : Hatır senedi.
Accommodation road : Yan yol. Tali yol. Bağlantı yolu.
Accommodation paper : Hatır senedi. Hatır bonosu.
İngilizce Dation Türkçe anlamı, Dation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Feedings : Tağdiye. Bakma. Besleme. Geçindirme. Beslenen. Rehber. Doyurma.
Great power : Büyük devlet. Büyük güç. Süper güç. Yeryüzünde kapladığı alan, yönetimindeki insan niceliği, özellikle ekonomik ve siyasal alanlarda saygınlığı, etkinliği ve söz geçirme üstünlüğü olan devlet.
Play : Oyun. Rol almak. Bahis yapmak. Oynamak. Çalmak. Kımıldanmak. Bir tiyatro sanatçısının sahnedeki oyunu. oynanmak üzere yazılmış tiyatro yapıtı. Canlandırmak (tiyatro terimi). Piyes. Kımıldamak.
Arrival : Varma. Ortaya çıkma. Gelen şey. Vasil olma. Muvasalat. Erişim. Mal girişi. Varan kimse. Gelen kimse. Gözükme.
Politeness : Naziklik. Nezaket. Terbiyelilik. İncelik. Edep. Terbiye. Kibarlık. Efendilik. Himmet. İltifat.
Destabilisation : Destabilizasyon. İstikrarsızlaştırma. Mevcut hükümetten desteğini çekme. (britanya ingilizcesi) istikrarsızlaştırma. İstikrarsız bir hale getirme. Dengesizleştirme. İstikrarsız bir hale gelme. İstikrarsızlaşma. Dengeyi bozma. İstikrarı bozma.
Execution : Yürütme. Yapma (manevra veya hareket). Yerine getirme. Uygulama. Bir izlenceyi oluşturan komutların bilgisayar donanımınca uygulanması, izlencenin işletilmesi. İnfaz. İdam. Yorum biçimi. Yapma.
Dominion : Hakimiyet. Sömürge. Büyük britanya imparatorluğunun, anayurt ile eşit hakları olan denizaşırı ülkelerinden herbirine verilen ad. Egemenlik. Arazi. İdare. Dominyon. Sahiplik. Yönetilen bölge. Hüküm.
Application : Dilekçe. Bir bulguyu yeni ürünler elde etmek için yapımda ve üretimde kullanarak gereken işlemleri yerine getirme. Başvurma. Anamal paylarına katılabilmek amacıyla yazılı olarak yüklenimde bulunulması. Yama işleme. Tatbik. Kullanma. Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir araştırma tasarısı ya da bir izlencenin uygun yöntem ve yordamlar aracılığıyla alanda eyleme dönüştürülmesi. Özen.
Assigning : Bölüştürme. Tayin etme. Dağıtımlama. Devreden. Paylaştırma. Atama.
Dation synonyms : res publica, human activity, commonwealth country, rogue nation, political unit, carrying into action, the three estates, estate of the realm, rogue state, political entity, renegade state, human action, accomplishment, conferment, power, consultation, change, prohibition, res gestae, act, interaction, commonwealth, resistance, foreign country, saving, world power, emphasizing, engagement, kindness, deliverance, land, sea power, reference.
Dation zıt anlamlı kelimeler, Dation kelime anlamı
Stabilization : Değişmezlik durumuna getirme. Durultum. Dengeleme. Denge sağlama. İstikrarı sağlama. Dengede tutma. Sabit kılma. Kararlılık. Tespit etme. İstikrar.
Stabilisation : Stabilizasyon. Durağanlaştırma. Dengede tutma. Durulma. İstikrar. Sabitleştirme. Değişmezlik durumuna getirme. Paranın satınalma gücünü belirli bir düzeyde saptama. ederlerin belirli bir yerde dondurulması. Dengeli hale getirme.
Inactivity : Etkisizlik. Tesirsizlik. Avarelik. Hareketsizlik. Üşengeçlik. Tembellik. Durgunluk.
Dation antonyms : dormant, inactiveness, inaction.

Bu kısımda Dation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.