Davıştamak nedir, Davıştamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hafif ses, hışırtı çıkarmak.

Davıştamak tanımı, anlamı

Davı : Çene çalma, gevezelik: Zehra davıyı bırak da elindeki işe bak. Kavga, harp

Davış : Ses, hafif gürültü, hışırtı, tıkırtı. Ayak sesi.

Çıkarmak : Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

Hışırtı : İnce cisimler hışırdarken çıkan sesin adı.

Çıkarma : Çıkarmak işi, emisyon. Düşman kıyılarına gemi, bot vb.nden asker indirme, asker çıkarma. Dört işlemden biri, çıkarmak işlemi, tarh.

Hışır : Olmamış meyve. Aptal, sersem. Taşkınlık gösteren, yaramaz (kimse).

Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç ya da yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

 

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Hafi : Gizli, saklı.

Ses : Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

Diğer dillerde Davenport boyası anlamı nedir?

İngilizce'de Davenport boyası ne demek ? : davenport’s stain