Deducing türkçesi Deducing nedir
- Çıkarım yapmak.
- Sonucuna varmak.
- Çıkarsama yapmak.
- Anlamak.
- İstidlal etmek.
- Görüşüne varmak.
- Çıkarsamak.
- Ortaya çıkarmak.
- Sonuca varmak.
- Sonuç çıkarmak.
- Gelişimini izlemek.
Deducing ingilizcede ne demek, Deducing nerede nasıl kullanılır?
Deducibility : Çıkarım yapabilme. Mantık kullanarak sonuca varabilme.
Deducible : Anlaşılabilir. Sonuç çıkarılabilir.
Deduce : Çıkarsama yapmak. Sonuç çıkarmak. Görüşüne varmak. Çıkarım yapmak. Gelişimini izlemek. Sonuca varmak. Ortaya çıkarmak. Çıkarsamak. Anlamak. İstidlal etmek.
Deduce from : Anlamak. Sonuç çıkarmak.
Deduced : Gelişimini izlemek. Sonuca varmak. Anlamak. Görüşüne varmak. Sonuç çıkarmak. Çıkarım yapmak. Çıkarsama yapmak. İstidlal etmek. Sonucuna varmak. Ortaya çıkarmak.
Deduces : Görüşüne varmak. Anlamak. Çıkarım yapmak. Sonuç çıkarmak. Çıkarsamak. İstidlal etmek. Gelişimini izlemek. Çıkarsama yapmak. Ortaya çıkarmak. Sonucuna varmak.
Deduction : İndirme. Çıkarılan miktar. Sonuç. İndirim. Azaltma. Genelden özele, tümelden tikele giderek ya da önsayıtlardan vargılar ve çıkarımlar türeterek bilgi üretme yöntemi. Bir ya da bir kaç öncülden mantık yasalarına dayanılarak bir sonucun zorunlu olarak çıkacağının gösterilmesi ve bu sonucun doğruluğunun tanıtlanması amacıyla genelden özele vararak düşünme yolu. mantıkçılara göre öncüllerin doğru olması durumunda sonucun da zorunlukla doğru olduğu çıkarım biçimi. Kesenek. Kesinti. Çıkarım.
Deductibility : Çıkarılabilir veya kaldırılabilir olma. Düşülebilirlik. Çıkarılabilme.
Deduct : Hesaptan indirmek. Eksiltmek. Tenzil etmek. Düşürmek. İndirmek. Çıkarmak. Hesaptan düşmek. Düşmek. Azaltmak.
Deduction at the source : Kaynakta kesme yöntemi. Kaynakta kesme usulü. Vergi stopajı. Ücret, faiz, kira ve serbest meslek gelirlerinden alınacak verginin, gelirin oluşması sırasında üçüncü kişi tarafından kesilmesine dayanan vergi toplama yöntemi.
İngilizce Deducing Türkçe anlamı, Deducing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Deducing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bring to light : Aydınlatmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Gün yüzüne çıkarmak. Gün ışığına çıkarmak. Meydana çıkarmak.
Bring out : Yayınlamak. Üzerinde durmak. -i açmak. Yapmak (yeni bir şeyi). Görülmesini sağlamak. Cesaret vermek. Belli etmek. Piyasaya yeni mal sürmek. Üretmek.
Derive : -den elde etmek. Çıkarmak. Elde etmek. Kaynaklanmak. Türemek. Sağlamak. Gelmek. Türetmek. Yola çıkmak.
Ascertain : Meydana çıkarmak. Araştırmak. Belirlemek. Saptamak. Soruşturmak. Bulmak. Tayin etmek. Doğrusunu bulmak. Doğrusunu öğrenmek.
Reasoned : Bulmak. Düşünüp taşınmak. Düşünmek. Usavurmak. Mantıklı davranmak. Çözmek. Makul. Sebepli. İyi düşünülmüş.
Brought out : Görülmesini sağlamak. -i açmak. Piyasaya yeni mal sürmek. Yapmak (yeni bir şeyi). Piyasaya sürmek. Meydana çıkarmak. Yayınlamak. Üzerinde durmak. Belli etmek.
Be a good judge of : -in ne olduğunu bilmek.
Actualise : Yaşama sokmak. Yerine getirmek (ayrıca actualize). Tahakkuk ettirmek. Gerçekleştirmek. Hayata geçirmek. Gerçeğe dönüştürmek. Gerçekleşmesini sağlamak. Hayata sokmak. Gerçekleşmek.
Generalises : Genelleştirmek. Genel prensip oluşturmak. Bir şeye genel nitelik vermek (ayrıca generalize). Genellemek. Genelleme yapmak. Genel olarak uygulanabilir hale getirmek. Genel veya belirsiz açıklamalar yapmak. Bitirmek. Yaygınlaştırmak.
Inducement : Bir bilgi alışveriş sürecinde bilgi verenin katılımını sağlamak üzere, özellikle yazışmalı bir soruşturuda kendilerine soru çizinliği gönderilmiş olanların çizinliği yanıtlayarak geri göndermelerini kolaylaştırmak üzere kullanılan ve güdüleyici öğelerle yaratılan benimseme durumu. Güdü. Kandırma. Teşvik. Vesile. İkna. Sebep. Saik. Yönlendirme. Özendirme.
Deducing synonyms : deduce from, make inferences, syllogize, causing, ascertains, causation, accepts, deduce, ascertaining, apprehending, infers, reaction, deduced, generalised, apprehended, call forth, deduces, absorb, draw a conclusion, infer, educe, decide, chemical reaction, reduction, appreciated, bring into the open, educed, amounted, get to the bottom of things, reason, amounting, educing, appreciate.
Deducing zıt anlamlı kelimeler, Deducing kelime anlamı
Activation : Hareketlenme. Uygulama. Harekete geçirme. Görevlendirme. Etkinleştirme. Devreye girme. Bir öğecik çekirdeğinin, uygun bir ışınımla dövülerek ışımetkin duruma getirilmesi. Aktifleştirme. Hizmete sokma.

Bu kısımda Deducing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Deducing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Deducing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Deducing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.