Deduct türkçesi Deduct nedir

Deduct ile ilgili cümleler

English: The tax agent allowed the deduction.
Turkish: Vergi ajanı indirime izin verdi.

English: The furnishing of his work room was tax deductible.
Turkish: Onun çalışma odasının mobilyası vergiden düşürülebilirdi.

English: This insurance has a high deductible.
Turkish: Bu sigortanın yüksek bir indirimi var.

English: Tickets are tax deductible.
Turkish: Biletler vergiden düşülür.

English: He could deduct the furnishing of his work room from his taxes.
Turkish: Çalışma odasısının mobilyasını vergiden düşebildi.

Deduct ingilizcede ne demek, Deduct nerede nasıl kullanılır?

Deduct tare : Darasını düşmek.

Deductable : Çıkarılabilir veya kaldırılabilir. Düşülebilir. (avustralya ingilizcesi) çıkarılabilir. Hesaptan indirilebilir.

Deductibility : Çıkarılabilme. Çıkarılabilir veya kaldırılabilir olma. Düşülebilirlik.

Deductible : Düşülebilir. Çıkarılabilir. Tenzilli. Vergisiz. Tenzilatlı. İndirimli. İndirim.

Deductibles : Çıkarılabilecekler. Düşülecekler. Çıkarılabilir veya kaldırılabilir olan şeyler.

Deductions : Kesinti. Sonuç. Çıkarılan miktar. İndirim. Sonuç çıkarma. Çıkarma. Sonuçlar. Tümdengelim.

 

Deductive : Tümdengelim. Sonuç çıkarılabilir. Çıkarsamaya ait. Tümdengelimli. Anlaşılabilir. Çıkarsama ile ilgili. Didaktif. Çıkarımsal.

Deduction : Çıkarılan miktar. Bir ya da bir kaç öncülden mantık yasalarına dayanılarak bir sonucun zorunlu olarak çıkacağının gösterilmesi ve bu sonucun doğruluğunun tanıtlanması amacıyla genelden özele vararak düşünme yolu. mantıkçılara göre öncüllerin doğru olması durumunda sonucun da zorunlukla doğru olduğu çıkarım biçimi. Çıkarma. Sonuç çıkarma. Kesinti. Azaltma. İndirim. Genelden özele, tümelden tikele giderek ya da önsayıtlardan vargılar ve çıkarımlar türeterek bilgi üretme yöntemi. Çıkarım. Sonuç.

Deductive logic : Tümdengelimli mantık. Tümdengelimci mantık.

Deduction for tax : Yasalarına göre yükümlülerinden kesilen vergi. Vergi kesintisi.

İngilizce Deduct Türkçe anlamı, Deduct eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deduct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discount : İndirim. İskonto yapmak. Tenzilat. Kırdırmak. Kasa indirimi. İskonto. Kırdırma işlemi. Azaltma. Mal, hizmet ve üretim faktörü fiyatının düşürülmesi. İkram etmek.

Bashes : Sert vuruş. Şiddetle vurmak. Geçirmek. Kuvvetle vurmak. Hızla vurmak. Eğlence. Sertçe vurmak. Çarpmak. Deneme.

Subtract : Çıkar. Çıkarma işlemi yapmak. Çıkarmak (matematik). Çıkarma yapmak.

Depresses : Sıkmak. İçini karartmak. Durgunlaştırmak. Moralini bozmak. Alçaltmak. Bastırmak. Canını sıkmak. Kısmak.

Bashed : Sertçe vurmak. Deneme. Şiddetle vurmak. Eğlence. Hızla vurmak. Çarpmak. Kuvvetle vurmak. Geçirmek. Sert vuruş.

 

Work out : Çalışarak ödemek. Halletmek. Çözüm üretmek. Egzersiz yapmak. Çalışma yapmak. Sonuçlanmak. İdman yapmak. Spor yapmak. Anlamak. Ayrıntılarıyla hazırlamak.

Blow : Esmek (rüzgar). Atmak (sigorta). Yanmak. Kahretmek. Soluk soluğa kalmak. Uçurmak. Yelpazelemek. Su fışkırtmak (balina). Darbe.

Defalcating : Zimmetine para geçirmek. Zimmete para geçirmek. Emanet parayı çalmak. Zimmetine geçirmek. Zimmete geçirmek. Hesaptan düşürmek. Çalmak.

Depress : Canını sıkmak. Alçaltmak. İçini karartmak. Moralini bozmak. Sıkmak. Kısmak. Değerini azaltmak. Keyfini kaçırmak. Üzmek.

Dock : Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer. Uzayda başka gemiye kenetlemek. Kesmek. Doka çekmek. Dok. Kısaltmak (kuyruğunu). Rıhtıma yanaşmak. Bir akarsu veya deniz kıyısında doldurularak yapılmış, gemilerin indirme, bindirme veya yükleme, boşaltma yapabileceği yer. Kuyruğunu kısaltmak.

Deduct synonyms : condescend, come down in the world, cypher, cause to fall, abridging, clouting, calculate, condescends, create, bare, bate, deducts, abating, alleviated, derogated, curtails, cipher, detracting, deducting, derogating, recouping, defalcate, curtailing, withhold, compute, crumble, keep, abated, collapsing, crash, defalcated, clouted, recoups.

Deduct zıt anlamlı kelimeler, Deduct kelime anlamı

Add : Uzatmak. Bindir. Eklemek. Neticelenmek. Çalmak. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Katmak. İlave etmek. Ekleme yapmak. Toplamak.

Lose : Zayi etmek. Heba etmek. Mağlup olmak. Kaybolmak. Geri kalmak. Şaşırmak. Kaçırmak. Kaybetmek. Kazanamamak. Azıtmak.

Deduct ingilizce tanımı, definition of Deduct

Deduct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lead forth or out.