Den hali nedir, Den hali ne demek
Den hali; Dil Bilimi alanında kullanılan bir kelimedir.
Teknik terim anlamı:
Dilimizde -den hali şu gibi ilgi konuları meydana getirir: Çıkış veya ayrılış: Bu mal Hintten gelir. Ben evden geliyorum. Yer veya zaman başlangıcı : Baştan sona kadar. Dünden hazır. Yön : Arkadan gelmek. Yandan çarklı. Konu: Edebiyattan bahsetmek. Sebep: Bu işi benden biliyor. Çeşit: En iyisinden bir kumaş. Yapım maddesi: Taştan bina. Nitelik : Candan bir dilek. Uzaktan bir akraba. Araç (Abl. de moyen): Kitaptan öğrenmek, ölçüştürme (Abl. de comparaison): Taştan sert. (Miktar anlatan bazı kelimelerle) Tarz (Abl. de manière): Azdan başlamak. Toptan satmak. Birden söylemek. Ayrıca birçok fiillerimizin nesneleri -den halindedir: Bir şeyden korkmak, hoşlanmak, bıkmak, usanmak, bezmek, utanmak, çekinmek, anlamak ve benzerleri Bu gibi fiillere -den çatılı fiil denir. Başka dillerde den halinin şu çeşitleri de var: Abl. Absolu (SALTIK -DEN HALİ), Abl. de temps (ZAMAN -DEN HALİ), Abl. instrumental (ALETLİK -DEN HALİ). Abl. d'accompagnement (UY-BAŞLIK -DEN HALİ), Abl. de lieu (YER -DEN HALİ).
Den hali anlamı, kısaca tanımı
Den : [Bakınız: dene]. Ekmek ve yemek kırıntısı. Derece. Tane. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Hububat tanesi, örgüde ilmik. Tane fasulye. Tane, tohum. Buyurun(yemek için): Den bakalım yemek yiyelim. [Bakınız: dendi]. Haydi
Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali.
Yandan çarklı : Her iki yanında birer çarkı bulunan ve bu çarklarla ağır hareket eden (vapur). Çaçaron. Bir yanına eğilerek yürüyen. Şekeri yanına konulmuş olan kahve veya çay.
Baştan sona : Daima, her zaman. Tamamen, tamamıyla.
İnstrument : Alet.
Ölçüştürme : Ölçüştürmek işi.
Bahsetmek : Bir konu üzerinde söz söylemek, konuşmak.
Hoşlanmak : Hoşuna gitmek, hoş bulmak, hazzetmek, sevmek.
Söylemek : Düşündüğünü ya da bildiğini sözle anlatmak. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Türkü, şarkı vb. okumak. Önceden bildirmek, tahmin etmek. Yapılmasını istemek. Yazmak, düzmek. Haber vermek. Sipariş etmek. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak.
Başlamak : Görünmek. Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete geçmek.
Nesneler : Eşyâ. -töresi: eşyâ hukuku.
Çekinmek : Saygı, korku, utanma vb. duygularla bir şeyi yapmak istememek, kaçınmak. Bir şey sürünmek.
Öğrenmek : Bilgi edinmek. Bellemek. Yetenek, beceri kazanmak. Haber almak.
Hoşlanma : Hoşlanmak işi.
Edebiyat : Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın, gökçe yazın. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür. İçten olmayan, gereksiz, yapmacık, boş sözler.
Bahsetme : Bahsetmek işi.
Öğrenme : Öğrenmek işi.
Uzaktan : Uzak yerden. Şahsen.
Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.
Söyleme : Söylemek işi.
Diğer dillerde Den hali anlamı nedir?
Osmanlıca Den hali : mefulünanh

Bu kısımda Den hali nedir? Den hali ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Den hali tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Den hali hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.