Derebucak nedir, Derebucak ne demek

Derebucak; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.

  • Konya iline bağlı ilçelerden biri

Derebucak hakkında bilgiler

Derebucak, Konya'nın bir ilçesidir. Baraj inşaatı, yağlı güreşler ve inşaat yoğunluğu ile tanınmıştır.

Derebucak'ın ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemekle beraber eldeki mevcut bilgilerden; Bayram Yeri, Yukarı Köy, Balat, Işıklar, Çukurlar ve Seniryeri adlı mevkilerden toplanarak bugünkü Derebucak'ı kurdukları sanılmaktadır. Kuruluş yılları Anadolu Selçuklu Devleti 'nin egemen olduğu dönemlere rastlamaktadır.

Pek fazla tarihi eserin bulunmadığı ilçede en göze çarpan kalıntılar Suluin Mağarası'ndakilerdir. Bu mağaralarda Aziz ve Azizelerin bulunduğu 14 fresko bulunmaktadır. Söz konusu mağaralar koruma altına alınmıştır. Yine Taşlıpınar Hitit kabartmalarının ne zaman yapıldığına ilişkin kesin tarih bilinmemektedir.

Ayrıca tabii güzelliklerden yine Körikini Mağaraları, Balat Mağarası, Düden gibi yerleri de sayabiliriz. Balat Mağarası'nın Türkiye'nin en uzun (1900 m.) mağaralarından olduğu belirtilmektedir.

Derebucak anlamı, tanımı:

Konya : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

 

Dere : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. İki dağ arasındaki uzun çukur. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol.

Baraj : Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set. Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent.

İnşaat : Yapma işi, yapım. Yapımı süren bina.

Yağlı : Bol ve kolay kazanç sağlayan. Yağla yapılmış. Besili, semiz. Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan. Yağı çok olan. Üzerinde veya içinde yağı olan.

Güreş : Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

Yoğun : Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Şişman, iri, tombul. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Tanınmış : Ünlü. Herhangi bir özelliği ile ün kazanmış olan.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Dönem, devir. Belirlenmiş olan an. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Çağ, mevsim. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri.

 

Bağlı : Sınırlanmış, sınırlı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir bağ ile tutturulmuş olan. Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Kapatılmış olan, kapalı. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste.

Biri : Bilinmeyen bir kimse. Bir tanesi.