Deze nedir, Deze ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Teyze.
Teyze, karşılığı diyaze, deyze.
Teyze.
Uzun bacaklı bir çeşit kara eşek.
Deze ile ilgili Atasözü veya Deyim
dezenfekte etmek : mikroplardan temizlemek, mikropsuzlaştırmak.
Deze kısaca anlamı, tanımı
Dezemgil : Teyzemgil.
Dezenfektan yan ürünü : Klor gibi bir dezenfektan maddenin sudaki hayvansal veya bitkisel kaynaklı organik materyallerle oluşturdukları ve trihalometan adı verilen bileşikler.
Dezenfektör : Dezenfektan maddelerin uygulanmasında kullanılan araç.
Dezenfestasyon : Enfestasyona neden olan böcek veya hayvansal asalakları öldürme.
Dezenflasyon : Enflasyonist bir ortamda toplam istemdeki gerilemeden kaynaklanan enflasyon oranındaki düşüş süreci. Enflasyon oranının düşmesi.
Dezenformasyon : Bilgi çarpıtma.
Fiziksel dezenfeksiyon : Mikroorganizmaların yüksek ısı veya radyasyon yoluyla yıkımlanması.
Dezenfeksiyon : Cansız yüzeylerdeki hastalık yapma özelliği olan bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak sayıca, türce azaltılması veya yok edilmesi işlemi.
Dezenfektan : Mikrop kırma özelliği olan (madde).
Dezenfekte : Mikroplardan temizlenmiş.
Bacaklı : Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.
Diyaze : Teyze (Kaman), karşılığı deyze,deze.
Teyze : Annenin kız kardeşi, ana yarısı. Anne yaşıtı kadınlara söylenen bir seslenme sözü.
Deyze : Teyze. Teyze, karşılığı deze, diyaze.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Bacak : Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.
Eşek : Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
Diğer dillerde Dezavantaj etkeni anlamı nedir?
İngilizce'de Dezavantaj etkeni ne demek ? : disadvantage factor


Bu kısımda Deze nedir? Deze ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Deze tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Deze hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.