Dişli güvercingiller nedir, Dişli güvercingiller ne demek

Dişli güvercingiller; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kuşlar (Aves) sınıfının, güvercinler (Columbiformes) takımının, üst gagaları kuvvetli olup alt gaganın ucundan aşağıya doğru kıvrık olan, dişli güvercin (Didinculus strigirostris) türü iyi bilinen bir familya.

Dişli güvercingiller anlamı, kısaca tanımı

Dişli güvercin : Kuşlar (Aves) sınıfının, güvercinler (Columbiformes) takımının, dişli güvercingiller (Didunculidae) familyasından, 36 cm kadar uzunlukta, Soma adalarında yaşayan bir tür. (Didunculus strigirostris) Yağmurkuşları (Charadriiformes) takımının dişligüvercingiller (Didunculidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 36 cm. Soma adalarında yaşar

Güver : Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı.

Dişli : Dişleri olan. Ayakkabıcıların sayayı kalıba çekmek için kullandıkları kerpeten gibi bir araç. Kaya balığı. Beklenmedik düzeyde olan. Sözünü geçiren, istediğini yaptırabilen, güçlü (kimse). Dişleri olan çark.

Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

Güvercin : Güvercingillerden, hızlı ve uzun zaman uçabilen, kısa vücutlu, sık tüylü, evcilleşmiş birçok türü bulunan, yemle beslenen bir tür kuş (Columba).

 

Güvercingiller : Güvercin, kumru vb. kuşları içine alan geniş bir familya.

Güvercinler : Güvercin, kumru vb. kuşları içine alan takım.

Kuvvetli : Gücü çok olan, zorlu, şiddetli. Saygın, nüfuzlu. Etkili. Görevini iyi yapan, keskin. Sağlam, dayanıklı olan. Çok etkileyici. Üstün, donanımlı.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Ucundan : Yüzünden, nedeniyle: El denli ekmek ucundan bu kahrı çekiyorum. İçin, sebebiyle, sebepten, -den dolayı, yüzünden. [Bakınız: ucunuzdan].

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Kıvrık : Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Gagala : Ortası oyuk tandır ekmeği, bazlama. Dolu: Öyle gagala yağdı ki, yerler bembeyaz. Tandır ya da fırında pişirilen ufak ekmek. Dolu, yuvarlak. Ortası boş yuvarlak tandır ekmeği. (Susuz Kars).

Kuşlar : Çok hücreli hayvanlardan, omurgalıların geniş bir sınıfı.

Takım : Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Sigara ağızlığı. Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik.

 

Gagan : Gırtlak.

Diğer dillerde Dişli güvercingiller anlamı nedir?

İngilizce'de Dişli güvercingiller ne demek ? : tooth billed pigeons