Dilkurdu nedir, Dilkurdu ne demek

Teknik terim anlamı:

Ergini etyiyenlerin burun boşluğunda, kurtçuğu otçulların iç örgenlerinde asalaklanan ve süreğen bir nezle belirtisine yol açan, solucan benzeri eklembacaklı.

Dilkurdu anlamı, tanımı

Kurt : Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus). İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. Bazı böceklere veya bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız veya çok ilkel ayaklı küçük hayvan. Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız

Burun boşluğu : Burun içinde bulunan ve üzerindeki mukoza örtüsü kısmen koklama sinirleri ile donanmış olan bir çift boşluk. Septum nazi denen kıkırdak ve kemikten oluşan bir bölmeyle iki yarıma ayrılmış, önde burun delikleri, arkada choana ve pars nasalis pharygis’e açılan burun deliklerinden sonraki hava iletici boşlukları, kavum nazi. Burun içinde bulunan ve üzerindeki mukoza örtüsü kısmen koklama sinirleriyle donanmış olan bir çift boşluk.

Otçullar : Bitki yiyerek beslenen canlılar, otoburlar.

Belirti : Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

 

Süreğen : Ne kadar süreceği belli olmaksızın sürüp giden, müzmin, kronik. Uzun zamandan beri süren, uzun süreli olan (hastalık), müzmin, kronik, akut karşıtı. Uzun zamandan beri süren, müzmin, kronik.

Solucan : Yuvarlak veya yassı, uzun kurtlara verilen genel ad.

Benzeri : Aynı.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Asalak : Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.

Kurtçu : Kurtboğan, atılgan köpek.

Nezle : Soğuk almaktan ileri gelen, burun akması, aksırma ile beliren hastalık, ingin, tumağı, dumağı, çaputlama, zükâm, nevazil.

Örgen : Organ, uzuv.

Otçul : Otobur.

Ergin : Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.

Eklem : Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

Burun : Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

 

Beli : Evet.

Asal : Esasla ilgili, asıl ve temel olanla ilgili, esasi.

Ergi : İyi bir şeye erişme durumu, mazhariyet.

Diğer dillerde Dilkurdu anlamı nedir?

İngilizce'de Dilkurdu ne demek ? : tongue worm