Distributes türkçesi Distributes nedir

Distributes ingilizcede ne demek, Distributes nerede nasıl kullanılır?

Redistributes : Yeniden pay etmek. Yeniden dağıtmak.

Distribute among : Arasında dağıtmak. Dağıtmak. Aralarında dağıtmak.

Distribute : Sınıflamak. Gruplara ayırmak. Yaymak. Pay etmek. Sürmek (boya). Tevzi etmek. Bölüştürmek. Dağıtımını yapmak. Sınıflandırmak. Saçmak.

Distributed : Dağıtık. Yayık. Kısımlanmış. Dağıtılan. Dağılmış. Bölünmüş. Dağınık. Ayrılmış. Yayılmış.

Distributed align : Seçime yay.

Distributed amplifier : Dağıtık yükselteç. Dağıtılmış yükselteç. Zincirleme amplifikatör.

Distributed architecture : Dağıtık mimari. Dağıtık mimarı.

Distributed constant : Dağılmış sabit.

Distributed circuit : Dağıtık öğeli devre. Dağıtık devre. Dağıtılmış öğeli devre.

Distributed capacitance : Bölünmüş kapasite. Dağılmış kapasite.

İngilizce Distributes Türkçe anlamı, Distributes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distributes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deal out : Pay etmek.

 

Collocate : Yan yana koymak. Birlikte bulunmak. Sıraya koymak. Yerleştirmek. Yanyana koymak. Sıralamak. Dizimlemek. Yan yana yerleştirmek.

Clutter : Saçıştırılmış şeyler. Tıka basa doldurmak. Darmadağınlık. Koşuşmak. Darmadağın etmek. Karışıklık. Darmadağınıklık. Karıştırmak. Zürzavar. Dağınıklık.

Assign : Pay olarak vermek. Göreve seçmek. Havale etmek. Ferağ etmek. Hamletmek. Bir işe koymak. Atamak. Ayırmak. Belirlemek.

Decomposes : Ayrışmak. Ayrıştırmak. Çürümek. Halletmek. Çözünmek. Çürütmek. Bozukluk. Çürüklük.

Crack up : Övmek. Gülmekten katılmak. Yıkılmak. Sağlığı bozulmak. Güçten düşmek. Çökmek. Güçten düşme. Sinir krizi geçirmek.

Class : Kategorize etmek. Bir topluluk içinde, birbirlerinden ekonomik ve toplumsal yönlerden ayrılan ve aralarında karşıtlıklar bulunan bölüklerden her biri. krş. altkültür, kültür alanı, altkültür alanı, yatay bölük. Derslik. Zümre. Klas. Kategorilere ayırmak. Sınıf. Sınıflamak. Belli bir yerde toplanarak bir ya da birkaç öğretmenin gözetim ve yönetimi altında ders gören öğrenci kümesi. bir eğitim kurumuna aynı zamanda yazılan ve bu eğitim kurumunu aynı zamanda bitirmeleri beklenen öğrenci kümesi. bk. derslik. kimi yönlerden birbirine benzeyen birtakım olay ya da gözlemler.

Adjourns : Son vermek (oturum vs). Oturuma son vermek. Ara vermek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Sonraya bırakmak. Geciktirmek. Tecil etmek. Ertelemek. Bitmek. Geçmek (bir yere).

Delate : Haber vermek. Gammazlamak. Suçlamak. İtham etmek. Ele vermek. Şikayet etmek. İhbar etmek.

Allot : Ayırmak. Vermek (süre). Hisselere ayırmak. Pay etmek. İfraz etmek. Tahsis etmek. Kura ile belirlemek. Tanımak (süre).

 

Distributes synonyms : array, reallot, group, classifies, clears, categorised, classed, affording, ascribes, lot, broadcasted, collocates, allocates, assigns, allotting, arrange, afforded, bestrews, clear away, allocated, collocated, mete out, attribute, admeasure, affords, hand out, bestrewn, allowing, apply, come apart, besprinkled, dole out, besprinkles.

Distributes zıt anlamlı kelimeler, Distributes kelime anlamı

Take : Götürmek. Alınan taş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutma. Pay. Hasat. Kabul edilmek. Ele almak. Tutuş. Avalanan hayvan miktarı.

Recall : Geri çekmek. Görevden almak. Uyandırmak (duygu). Hatırlamak. Geri çağırmak. Bir görüşmecinin bilgi almak üzere evde ya da yerinde bulamadığı kişilerle görüşebilmek amacıyla ele geçirilemeyen örnekleri genellikle en çok üç kez olmak üzere araması. İptal etmek. Yeniden arama. Geri gelme işareti ya da emri. Anımsamak.