Doğaçlama sineması nedir, Doğaçlama sineması ne demek

Doğaçlama sineması; Sinema alanında kullanılan bir sözcüktür.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Çevirimden önce herhangi bir hazırlık, sınama yapılmaksızın, herhangi bir senaryoya bağlanmaksızın, oyuncuların içlerinden geldiği gibi oynamalarına dayanan tutum.

Bu tutuma göre gerçekleştirilen sinema yapıtının niteliği.

Doğaçlama sineması anlamı, tanımı

Sinem : “Gönlüm, yüreğim, çok sevdiğim” anlamında kullanılan bir isim”

Doğa : Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

Doğaç : Sözü birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi söyleme, irtical.

Doğaçlama : Doğaçlamak işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, emprovize.

Sine : Göğüs. Gönül, yürek. Bağır, iç.

Sinema : Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı. Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı, beyaz perde, yedinci sanat.

 

Sinema yapıtı : Bir düşünce, yaratı ürünü olarak film. (Bu anlamda sinema ürünü, herhangi bir gereç (film) üzerine saptanmış sanat yapıtı sayılır; yani burada önemli olan, sinema ürününün, üzerinde saptandığı filmin özdeği (selüloit kuşak) değil, bu özdek üzerinde yer alan sanatsal yaratıdır, bundan dolayı da türe açısından "fikir ve sanat eseri" niteliği taşır).

Bağlanmak : Bağlama işine konu olmak. Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Beklenen şey elde edilmez olmak. Sevmek, içten bağlı olmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Yapılmak : Yapma işine konu olmak. Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

Hazırlık : Hazırlanmak için gereken şey veya durumların bütünü.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Senaryo : Tiyatro oyunu, piyes, film, dizi film vb. eserlerin sahnelerini ve akışını gösteren yazılı metin. Bir olayı başka bir yöne, bir amaca ulaştırmak için uydurulan yalan.

Çevirim : Çevirme işi. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.

Oynama : Oynamak işi.

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven.

 

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Sınama : Sınamak işi, deneme, tecrübe.

Çeviri : Bir dilden başka bir dile aktarma, çevirme, tercüme. Bir dilden başka bir dile çevrilmiş yazı veya kitap, tercüme.

Diğer dillerde Doğaçlama sineması anlamı nedir?

İngilizce'de Doğaçlama sineması ne demek ? : improvised cinema