Doğuştan titreme sendromu nedir, Doğuştan titreme sendromu ne demek

Doğuştan titreme sendromu; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Belli domuz ırklarında gebeliğin belli dönmelerinde maruz kalınan domuz vebası ve organik fosforlu triklorfon zehirlenmesi gibi kimi viral veya toksik etkilerle, domuz eniklerinde oluşan hatalı ve yetersiz miyelinleşme sonucu yerel veya genel kas titremeleriyle belirgin hastalık, domuz hipomiyelinogenezisi.

Doğuştan titreme sendromu kısaca anlamı, tanımı

Titre : Titrasyon ile tayin edilen çözelti içinde çözünmüş maddelerin derişimi. Standart çözeltideki bileşik veya elementin g/mL cinsinden değeri. Hidrolizlenen yağ asitlerinin sabunlaşma noktası. Bir materyalde bulunan antikor veya toksin gibi bir maddenin hâlen belirlenebilen en üst seyreltinin tersi. Bir eriyikte veya belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısı

Doğu : Güneşin doğduğu ana yön, gün doğusu, şark, maşrık, batı karşıtı. Bu yönde olan, Şarki. Avrupa'ya göre Asya ve Kuzeydoğu Afrika'nın bir bölümü. Güneşin 21 Mart'ta ve 23 Eylül'de doğduğu 0,90°'lik yön. Güneşin doğduğu yöndeki ülkeler bölgesi, Şark, Batı karşıtı. Bulunulan yere göre güneşin doğduğu yönde kalan bölge.

Doğuş : Doğma işi.

Doğuştan : Yaradılıştan. Kişinin doğduğu andan beri var olan, doğuşla birlikte gelen, fıtri.

 

Sendrom : Belirge. Sıkıntı.

Titr : San.

Titrem : Ton.

Titreme : Titremek işi.

Domuz hipomiyelinogenezisi : Doğuştan titreme sendromu.

Hipomiyelinogenezis : Yetersiz miyelin sentezlenmesi.

Domuz vebası : Domuz kolerası.

Triklorfon : Organik fosforlu insektisit grubundan, atlarda sindirim sistemi yuvarlak kurtlarına karşı kullanılan bileşik.

Zehirlenme : Zehirlenmek durumu. Yılan, arı ve benzerleri sokması sonucu görülen hastalık. Zehirli nesnelerin kana karışması yüzünden baş gösteren hastalıklı belirtiler. Toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum, intoksikasyon. İhmal veya dikkatsizlik sonucu, zehirli bitkiler, endüstriyel atık su, baca dumanı, uçucu toz, zirai mücadele ilaçlan ve benzerleri maddeleri ağızla almak veya temas etmek suretiyle, sentetik ilaçlarla ve dokusal kimyasal maddelerle zehirlenme olayı, hlk. ağulanma.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Yetersiz : Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).

Fosforlu : Birleşiminde fosfor olan. Alımlı, gösterişli. Işıklı, parlak.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Hastalı : Hastalıklı.

Organik : Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki).

 

Etkiler : Bir filmin görüntülerinde, doğal kaynakların dışında elde edilmiş sonuçlar. Optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmiş, görüntüyle ilgili ya da gürültü, doğa sesleri gibi sesle ilgili sonuçlar. Benzer sonuçların televizyonda elektronik yöntemlerle gerçekleştirilenleri.

Diğer dillerde Doğuştan titreme sendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Doğuştan titreme sendromu ne demek ? : congenital tremor syndrome