Donanmak nedir, Donanmak ne demek

  • Giyinip kuşanmak, süslenmek.
  • Yayılıp kaplanmak
  • Gerekli nesneler bir araya getirilip süslenmek, gösterişli duruma getirilmek.
  • Işıklı duruma gelmek, ışıklarla bezenmek.

"Donanmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Baharda ağaçlar çiçeklerle donandı."
  • "Bu gördüğünüz yol, şenlik gecesi gibi ardı arası kesilmez sıra sıra otomobillerin fenerleriyle donanırdı." - R. N. Güntekin
  • "Kırk türlü kuru yemişle donanmış masanın ortasına dikilmiş bir ince, ufak mum vardı." - A. Gündüz

Donanmak anlamı, kısaca tanımı:

Donanma : Bir devletin deniz kuvvetleri, armada. Belli bir amaçla kullanılan gemilerin bütünü. Donanmak işi.

Kuşanmak : Beline kuşak, kılıç, kemer vb. şeyler bağlamak. Giyinmek.

Süslenmek : Kendini süslemek. Süsleme işine konu olmak.

Yayılı : Yayılmış, serilmiş.

Kaplanmak : Kaplama işi yapılmak.

Işıklı : Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani, ziyalı, ziyadar. Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

Gelme : Gelmiş olan. Yetişme. Gelmek işi. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

 

Gelmek : Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. İsabet etmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Belli bir süre dolmak. Uymak. Olmak, -e uğramak. Görünmek, sanılmak. Ulaşmak, varmak. Dayanmak, tahammül etmek. Biriyle birlikte gitmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kazanılmak, sağlanılmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Sonuç çıkmak. Düşmek, rast gelmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Akmak. Çıkmak, yönelmek. Türemek. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Mal olmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Katılmak, eklenmek. Getirmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Ortaya çıkmak, doğmak. Belli bir zamana ulaşmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar.

Bezenmek : Bezeme işine konu olmak, süslenmek.

Diğer dillerde Donanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Donanmak ne demek? : to spruce oneself up, to do oneself up; to be decorated; to be equipped

Fransızca'da Donanmak : s'équiper; se parer, s'orner, s'embellir, s'illuminer

Almanca'da Donanmak : v. kleiden: sich festlich kleiden, schmücken: sich schmücken, verkleiden: sich verkleiden

Rusça'da Donanmak : v. наряжаться, украшаться, нагоняй: получать нагоняй, нарядиться, украситься