Drop the reins türkçesi Drop the reins nedir

Drop the reins ingilizcede ne demek, Drop the reins nerede nasıl kullanılır?

Drop : Çıkagelmek. Görüşmemek. Damla. Düşürmek. Çıkarmak. Söylemek. Atmak. Damlatmak. Bırakmak. Tutulmak.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Reins : Dizginler. Bel.

Drop the ball : Topu düşürmek. Pot kırmak. Çuvallamak. Başarısız olmak.

Drop the curtain : Bitirmek. Bir gösterinin (oyun müzikal vs) sonunda perdeyi aşağı indirmek. Perdeyi indirmek. Bir şeyi sonlandırmak. Sona erdirmek.

Drop the idea : Fikirden vazgeçmek.

Drop the subject : Konuyu değiştirmek. Tartışma konusunu değiştirmek. Konuyu kapatmak. Belli bir konuda konuşmayı sonlandırmak.

Drop the pilot : Değerli bir işçiyi işten atmak.

Seize the reins of power : Gücün dizginlerini kavramak. Yetkili bir pozisyona gelmek.

Drop the other shoe : Son adımı atmak. Bir adım daha atmak.

İngilizce Drop the reins Türkçe anlamı, Drop the reins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drop the reins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abjure : Feragat etmek. Yemin edip bırakmak. Yüz döndürmek. İnkar etmek. Yeminle vazgeçmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Dönmek (dininden). Yemin ederek reddetmek. Tövbe etmek.

Abjures : Yemin ederek vazgeçmek. Yemin ederek reddetmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Dönmek (dininden). İnkar etmek. Yeminle vazgeçmek. Feragat etmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Tövbe etmek.

Abandons : El etek çekmek. Kesmek. Bırakmak. Boşlamak. Yarıda kesmek. Terketmek. Terk etmek. Viran hale getirmek. Yüzüstü bırakmak.

Abandon hope : Ümidi kesmek. Ümidini kaybetmek. Ümitsizliğe düşmek. Umudunu kaybetmek.

Back down : Fikrinden vazgeçmek. Kabullenmek. Sözünden dönmek. Boyun eğmek. Dönmek. Talepten vazgeçmek. Caymak. Savunulan iddadan vazgeçmek. Hatalı olduğunu kabul etmek.

Back : Alt tahta. Art. Sırt. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Ters. Arkaya. Geçmişte. Geri. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Arka.

Abnegate : Ülkeden ayrılmak. Feragat etmek. Yadsımak. Tanımamak. Kaçmak (sorumluluktan). Reddetmek. İnkar etmek. Feda etmek.

Abstentions : İmtina. Oy vermeme. Çekimserlik. Kaçınma. Sakınma. Çekimser kalma. Çekimser oy. Uzak durma. Çekinme.

Abnegates : Feragat etmek. Feda etmek. Reddetmek. Yadsımak. Ülkeden ayrılmak. Kaçmak (sorumluluktan). İnkar etmek. Tanımamak.

Abdicating : Tacını ve tahtını terketmek. El çekmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Terketmek (tacını ve tahtını). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). İstifa etmek. Bırakmak. Çekilmek. Tahttan çekilmek.

Drop the reins synonyms : abstention, abdicated, abjured, abandon, abdicate, abdicates.