Duyu siniri nedir, Duyu siniri ne demek

Duyu siniri; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Dış ya da iç reseptör organlardan ya da duyu alıcılarından alınan uyartıları sinir merkezlerine ileten sinirler.

Teknik terim anlamı:

Dış veya iç reseptör organlardan veya duyu alıcılarından alınan uyarıları sinir merkezine ileten sinirler.

Duyu siniri anlamı, tanımı

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler

Duyu : İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

 

Reseptör organlar : [Bakınız: duyu organlar]. Duyu organları.

Duyu alıcıları : Özel bir uyartıya duyarlı özelleşmiş bir hücre veya doku, duyu organları, vücut yüzeyinden veya iç organlardan uyartıları alan yapılar, duyu reseptörleri.

Duyu alıcılar : Özel bir uyartıya duyarlı özelleşmiş bir hücre veya doku. Duyu organları. Vücut yüzeyinden veya iç organlardan uyartıları alan yapılar. Duyu reseptörleri.

Reseptör : Almaç.

Merkezi : Merkezde olan, merkezi oluşturan.

Uyartı : Uyarmak için söylenen söz, uyarı, ihtar. Uyaran kimse veya şey.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Alıcı : Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Uyarı : Herhangi bir konu, sorun üzerine ilgi çekme, ikaz, ihtar, tembih. Organizmada uyarım yaratan güç.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

 

Uyar : Uygun, denk. [Bakınız: uyaroğlu]. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.

Diğer dillerde Duyu siniri anlamı nedir?

İngilizce'de Duyu siniri ne demek ? : sensory nerve