Eşkili nedir, Eşkili ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Turşu.
İşkil, kuşku.
Ekşi hamurdan yapılan ekmek, bazlama.
Mercimek, nohut, yarma, taze kabak ve fasulye ile yapılan ve içine bolca ekşi konan bir çeşit çorba.
Kaynatılmış kayısı kurusu, et ve yağ ile yapılan bir çeşit yemek.
Kelle ve sirke ile yapılan yemek.
[Bakınız: eşgili].
Ekşili.
Eşkili anlamı, tanımı
Eşki : Kuzukulağı. Ekşi. Erik ezmesi. Keçi. [Bakınız: ekşi]. Üzgün, kırgın
Eşkili köfte : Keçi.
Eşkilik : Hamur mayası.
Kayısı kurusu : Kayısının kurutulması ile elde edilen kuru yemiş.
Hamurdan : Yahudilerin yaptıkları bir çeşit ekmek.
Mercimek : Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi (Lens culinaris). Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, kırmızı, sarı veya yeşil, yuvarlak ve yassıca tohumu, yasmık.
Fasulye : Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.
Bazlama : Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.
Ekşili : İçinde ekşisi bulunan.
Eşgili : Doğranmış ekmek üzerine, suda pişirilen ekşi meyve ve kavurma dökülerek yapılan yemek. Turşu. Dayak, sopa. Sacda pişirilen mayasız pide. Eski türkçe ekşig+li: Ekşi domates, erikle yapılan bulgur yemeği.
Kayısı : Gülgillerden, sıcak veya ılık iklimlerde yetişen, çiçekleri pembemsi beyaz bir ağaç (Prunus armeniaca). Bu ağacın açık turuncu renkte, eti sulu, güzel kokulu, tek ve sert çekirdekli tatlı meyvesi. Beyazı pişmiş, sarısı az pişmiş yumurta.
Kuşku : Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek. Başkalarının iyi niyet ve amaçlarını kötüye yorarak işkillenme duygusu.
Merci : Başvurulacak yer ya da makam.
Sirke : Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyu. Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış birleşiklerin ortak adı.
Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.
Konan : Konuk, misafir. Henüz doğurmamış, üç dört yaşındaki kısrak. [Bakınız: konak].
İçine : İçin edatı.
Kelle : Koyun, kuzu ve keçinin pişirilmiş başı. Ekinlerde başak. Baş, kafa. Külçe biçimindeki şeker.
Yarma : Yarmak işi. Kaba saba, görgüsüz (kimse). Gelişigüzel kırılmış buğdaydan yapılmış olan bir çorba türü. Kolay yarılan ve çekirdeğinden ayrılan. Gelişigüzel kırılmış buğday, dövme. Engebeli bir yerde, herhangi bir yolu geçirmek için açılmış yer.
Diğer dillerde Eşkıyılı üçgen anlamı nedir?
İngilizce'de Eşkıyılı üçgen ne demek ? : equilateral triangle

Bu kısımda Eşkili nedir? Eşkili ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eşkili tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eşkili hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.