Eksiran nedir, Eksiran ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç.

[Bakınız: eğsiran].

[Bakınız: eyiş].

Ateş küreği.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: ısıran].

Eksiran anlamı, tanımı

Eksi : Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı

Eksiranı : Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç.

Ateş küre : Erimiş hâlde olduğu sanılan yer çekirdeği, pirosfer.

Eğsiran : Kazan ya da teknedeki hamuru kazımaya ve kesmeye yarayan bir çeşit araç. [Bakınız: ısıran].

Kazıma : Kazımak işi. Vücutta boşluklar içinde bulunan yabancı cisimleri, hasta veya zararlı sayılan dokuları kazıyarak almak, kürtaj.

Isıran : Teknelerdeki hamuru kazımaya yarayan araç. Fırında ekmek, börek, çörek çevirmeye yarayan bir çeşit kürek. Ateş küreği. Hamur kesmeye yarayan demir araç. Tekne kazımak ve hamur kesmek için kullanılan demir araç. Diğer kullanımları: eğesiran, eğsiran, eğsiranı, eksiran, elsıran, elsilen, esiran, esiren, esireni, eysitan, ısırgan, ıskaran, ıskıran, iysiran, teysıran.

Kazım : Kazma işi.

Kesme : Kesmek işi. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat. Kesme işareti. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesin, değişmez, maktu. Lokum. Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan.

 

Tekne : Türlü işlerde kullanılmak için çoğu ağaçtan veya taştan yapılan, uzun ve geniş kap. Sızdırabilir veya sızdırmaz olarak yapılmış, levhaları bir parçadan oluşmuş, kulpları ve kulp delikleri bulunan, bir veya iki kişi tarafından taşınabilir üstü açık bir ambalaj türü. Geminin omurga, kaburga ve kaplamadan oluşan temel bölümü. Katmanlı kayaçların içeri doğru çukur, alçak bölümü, ineç, kemer karşıtı. Ut, tambur vb. çalgılarının sesi yükselten oyuk ve şişkin parçası. Bir tür küçük deniz taşıtı. Havza.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

 

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Isır : Sahip: Buranın ısırı kim?.

Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.

Eyiş : Ateş küreği. Hamur teknesini kazımaya yarayan demir araç. Pekmez pişirilirken karıştırmakta kullanılan uzun saplı kürek. Üvendirenin ucuna takılan, çamurları silmeye yarayan yassı de-mir. Bıçkı, hızar talaşı. [Bakınız: eğiş]. Pişmekte olan ekmeği çevirmeye yarayan demir araç.

Küre : Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim. Madenci ocağı, maden fırını. Yeryüzü, dünya. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.

Eğsi : Ucu yanmış odun, köseği.

Ateş : Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

Diğer dillerde Eksinsel iletkenlik anlamı nedir?

Osmanlıca Eksinsel iletkenlik : anyonik iletkenlik