Ekstrüde yem nedir, Ekstrüde yem ne demek

Teknik terim anlamı:

Yüksek basınç ve buhar sıcaklığıyla oluşturulmuş, suya dayanıklı, yoğunluğu ayarlanabilen, sindirilme düzeyi yüksek yüzer balık yemi, ekspande yem.

Ekstrüde yem kısaca anlamı, tanımı

Yem : Hayvan yiyeceği. Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey. Rüşvet. Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne. Ağızotu

Yüksek basınç : Basınçölçerde 760 milimetre üstünde bulunan ve güzel havayı belirten hava durumu.

Ekspande yem : Ekstrüde yem.

Balık yemi : Balık avlamada oltanın ucuna takılan, genellikle yiyecek türü madde. Balığı beslemek için kullanılan değişik yiyecekler.

Sindirilme : Sindirilmek işi.

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Dayanık : Kuvvetini kaybetmiş, yürümeye gücü kalmamış olan (hayvan).

Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

 

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Yüzer : Yüz sıfatının üleştirme biçimi, her birine yüz, her defasında yüzü bir arada olan.

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Basın : Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

Sindi : Makas. Şimdi (bk. şimdi).

Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

Buhar : Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.

Sıcak : Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Hamam.

Daya : Çocuğa bakan dadı, sütnine, taya.

Balı : Büyük kardeş: Balı beni size götür. Sevgi gösterilen kimselere denir: Nerden gelin balı ?. Veli, ermiş. Bağlı. Aşık kemiği. Aşık kemiğinin düz tarafı: Herifin aşığı yine bâlı geldi. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Büyük kardeş. Sevgi gösterilen kimse. Bolu kenti, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Düze : Doz.

Diğer dillerde Ekstrüde yem anlamı nedir?

İngilizce'de Ekstrüde yem ne demek ? : extruded feed