Elma yaprakbiti nedir, Elma yaprakbiti ne demek

Teknik terim anlamı:

Sıvama bir biçimde üreyip, özsu emerek elma ve gül sürgünlerini kurutan yaprakbiti.

Elma yaprakbiti anlamı, tanımı

Yaprakbiti : Yaprakbitleri topluluğuna bağlı böceklerin genel adı; zenk, humul, ballık, basra, kumuş, karıncamarazı

Elma : Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus). Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Kurutan : Gaz ortamdaki nemi çekerek gazı kurutan, P2O5, H2SO4 gibi kimyasal özdek. hlk. Burun kanatlarında bulunan Cartilago alaris adlı kıkırdağın büyümesi, kemik dokuya metaplazisi ve bu nedenlerle burun deliğinin tıkanması sonucu ortaya çıkan rahatsızlık.

Sürgün : Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse. Filiz. İshal. Bir kimsenin sürüldüğü yer. Sürülme işi, nefiy.

 

Sıvama : Sıvamak işi. Sıvanır gibi üstüne kaplanmış, örtülmüş veya çok sık takılmış. Silme. Zemini hemen hiç görülmeyecek kadar kaplanmış, örtülmüş veya takılmış olarak.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Emere : Ortaya bir iş çıkarmak, başarmak.

Sürgü : Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

Özsu : Hayvan veya bitki dokusundaki su. Bitki ve hayvan dokularında bulunan sıvılara verilen ad.

Emer : Memeden kesilmemiş çocuk. [Bakınız: emerce].

Biçi : Erkek çocuk.

Sıva : Herhangi bir yapıdaki yüzeyleri düzgünleştirmek için kullanılan, yarı akışkan, kum, kireç, çimento karışımı veya toprak harç. Bir yapının duvarlarına sürülen ince harç tabakası.

 

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Gül : Gülgillerin örnek bitkisi (Rosa). Bu bitkinin katmerli, genellikle kokulu olan çiçeği.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Elma yaprakbiti anlamı nedir?

İngilizce'de Elma yaprakbiti ne demek ? : apple aphid