Emerged türkçesi Emerged nedir

  • Yücelmek.
  • Su yüzüne çıkmak.
  • Aniden zuhur etmiş.
  • Belirmiş.
  • Ortaya çıkmak.
  • Hasıl olmuş.
  • Çıkmak.
  • Su yüzüne çıkmış.
  • Doğmak.
  • Gün ışığına çıkmak.
  • Meydana çıkmış.
  • Sonuç olarak anlaşılmış.

Emerged ile ilgili cümleler

English: Believe it or not, a monster emerged from the cave.
Turkish: İster inan ister inanma, mağaradan bir canavar çıktı.

English: After the rain, the sun emerged from the clouds.
Turkish: Yağmurdan sonra güneş bulutların arasından belirdi.

English: Islam emerged in the Arabian Peninsula in the seventh century.
Turkish: İslam yedinci asırda Arap Yarımadasında doğdu.

English: Facebook and text messages have emerged as key evidence in the trial of a man for raping a student.
Turkish: Facebook ve cep telefonu mesajları bir öğrenciye tecavüz etmesi nedeniyle bir adamın davasında kilit delil olarak ortaya çıkmıştır.

English: A few important facts emerged after the investigation.
Turkish: Soruşturmadan sonra birkaç önemli gerçek ortaya çıktı.

Emerged ingilizcede ne demek, Emerged nerede nasıl kullanılır?

Reemerged : Yeniden ortaya çıkmak.

Re emerge : Tekrar su yüzüne çıkmak. Yeniden görünmek. Yeniden ortaya çıkmak.

Emerge : Yüzeye çıkmak. Sudur etmek. Çıkmak. Meydana çıkmak. Belirmek. Yücelmek. Su yüzüne çıkmak. Gün ışığına çıkmak. Ortaya çıkmak. Doğmak.

 

Emergence : Ortaya çıkma. Sudan çıkma. Emerjans. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Sudur. Deniz dibinin su üstüne yükselmesi. Epidermis ya da hipodermisin oluşturduğu, tutunma ya da güllerin dikenleri gibi koruma görevi yapan çok hücreli tüyler. Doğma. Emergens. Oluşma.

Emergences : Ortaya çıkma. Emerjans. Meydana gelme. Belirme. Oluşma. Sudur. Deniz dibinin su üstüne çıkması. Çıkma. Doğma.

Emergency budget appropriation : Olağanüstü bütçe ödeneği. Bütçenin düzenlenmesi sırasında öngörülmemiş bir hizmet için ayrılan ödenek. bk. olağanüstü gider.

Emergency brake : Emniyet eğleci. İmdat eğleci.

Emergency bridge : Acil durum köprüsü. Yedek köprü. Tehlike köprüsü. İmdat köprüsü.

Emergencies : Acil durumlar. Acil durum. Tehlike. Acil vaka.

Emergency : Acil ihtiyaç. Emniyet. Tehlike. Olağanüstü durum. Kriz. Acil durum. Buhran. İcap. İvedi.

İngilizce Emerged Türkçe anlamı, Emerged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Emerged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yukarı çıkmak. Ziyadeleşmek. Ağmak. Yükselmek. Çıkmak (tahta). Artmak. Tırmanmak. Tahta çıkmak.

Come to hand : Gelmek. Varmak. Netlik kazanmak. Gözler önüne sermek veya ortaya çıkarmak. Bulunmak. Gözler önüne serilmek. Ele geçmek.

Began : Meydana gelmek. Girişmek. Önayak olmak. Koyulmak. Başlatmak. Başlamak.

Betides : -e alamet olmak. Olmak. Haber vermek. Meydana gelmek. Başına gelmek.

Arrived : Ulaşmış. Başarı kazanmak. Gelip çatmak. Varmak. Başarmak. Alma tarihi. Ulaşmak. Vardı (nakliyat). Vardı.

 

Begins : Meydana gelmek. Başlamak. Koyulmak. Girişmek. Önayak olmak. Başlatmak.

Engendered : Vücuda getirilmiş. Doğmuş. Neden olmak. Doğurmak.

Bump up : Yükselmek. Artmak. Yükseltmek. Artırmak. Fırlamak.

Surfacing : Yüzeyleme. Yüzeye çıkarmak (denizaltı). Düzleştirmek. Sert katman kaplama. Perdahlama. Yüzleme. Kaplama. Yüzeye çıkmak (denizaltı).

Burst : Had safhaya gelmek. Patlatmak. Patlak. Patlak vermek. İnfilak etmek. Patlamak. Patlama. Yarılmak. Atılmak.

Emerged synonyms : begin, climb, arrive, betide, subliming, breaking out, sublime, arrives, come of, appeared, absent oneself, break out, come about, be born, sublimes, climbs, come into the world, emerges, arise from, blows, arisen, betided, showed, arises, surface, emersed, appears, appear, approve oneself, begun, come to light, emerge, surfaced.

Emerged zıt anlamlı kelimeler, Emerged kelime anlamı

Disappear : Ortadan kaybolmak. Yok olmak. Uçmak. Unutulup gitmek. Yitmek. Ortadan kalkmak. Aniden kaybolmak. Ortalıktan kaybolmak. Kaybolmak.