Encased türkçesi Encased nedir

  • Örtmek.
  • Kapanmış.
  • Örtülmüş.
  • Sandığa konulmuş.
  • Kapamak.
  • Sandığa koymak.
  • Kabına koymak.
  • Sandıklanmış.

Encased ingilizcede ne demek, Encased nerede nasıl kullanılır?

Be encased in : İle kaplı olmak. İle örtülü olmak.

Encase : Kılıfa sokmak. Kılıflamak. Kapamak. Tümüyle kapamak. Sandığa koymak. Kutulamak. Örtmek. Gömmek. Kılıfa koymak. Kaplamak.

Encasement : Etrafını sarma. Kaplama. Ambuvatman. Kutulama. Örtme. Sandıklama. Bir kılıfa koyma. Beton ve benzeri ile çevresini sarma. Ampatman. Sandığa koyma.

Encases : Tümüyle kapamak. Ankre etmek. Kutulamak. Örtmek. Kabına koymak. Kaplamak. Kılıfa sokmak. Kapamak. Kılıfa koymak. Gömmek.

Encash : Bozdurmak. Tahsil etmek. Nakde çevirmek. Tahsil ermek. Paraya çevirmek.

Encaenia : Anma töreni. Kilise kutsama töreni.

Encage : Kafese kapamak. Kafeslemek. Kafese koymak.

Encasing : Sandığa koymak. Sandıklama. Kapamak. Sandığa koyma. Örtme. Kapama. Kabına koymak. Örtmek.

Encaged : Kafese kapatılımış. Kafese konulmuş. Kafeslemek. Kafese koymak.

Encages : Kafese koymak. Kafeslemek.

İngilizce Encased Türkçe anlamı, Encased eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Encased ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Close up : Yakın görüş. Şıkışmak. Birbirine yaklaşmak. Kapatmak (işyerini). Kapanmak (işyeri). Bitirmek. Tıkamak. Kapatmak. Omuz çekimi.

 

Embosomed : Saklanmış. Kaplanmış. Kapatılmış. Sarılmış. Sarmalanmış.

Confine : Kısıtlamak. Toplamak. Loğusa olmak. Hapsetmek. Sınırlamak. Hasretmek. Sınırlandırmak. Kapatmak. Tutmak.

Coop up : Tıkmak. Kapalı bir yerde tutmak. Kafeslemek. Kapatmak. Özgürlüğünü sınırlamak. Hapsetmek. Bağlamak. Kümese sokmak. Kapamak (bir şeyi kapamak).

Block : Duvar. Tıkamak. Kütle. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Bloke etmek. Kesmek. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Blok. Öbek.

Bespreading : Lekelemek. Bulamak. Yaymak. Bulaştırmak. Kaplamak. Saçmak.

Sheathes : Kınına sokmak. Kınına koymak. Kılıfına koymak. Kınlamak. Kaplamak. Gizlemek.

Bury : Gizlemek. Cenaze kaldırmak. Daldırmak. Defnetmek. Defin yapmak. Gömmek. Cenazeyi kaldırmak. Saklamak. Defin etmek. Toprağa vermek.

Caps : Bh. İlkharfbüyük. Geçmek. Kep takmak (simge). Büyh. Kapatmak. Daha iyisini yapmak. Bykh. Toz lastiği.

Sheathe : Kınına koymak. Kaplamak. Kınına sokmak. Kılıfına koymak. Gizlemek. Kınlamak.

Encased synonyms : canopies, bespread, sheathed, intraparietal, pent, conceals, overclouded, covered up, enclosed, blocks, bespreads, closes, block up, fastened, whitewashed, canopying, conceal, cap, shielded, veiled, shut, encasing, canopy, jacketed, encase, canopied, coop in, cased, coop, blanket, pack in case, buries, confining.

Encased zıt anlamlı kelimeler, Encased kelime anlamı

Unsheathed : Kılıfsız. Kınından çıkmış.