Encirclement türkçesi Encirclement nedir

Encirclement ingilizcede ne demek, Encirclement nerede nasıl kullanılır?

Encirclements : Kuşatma.

Encircle : Etrafını sarmak. Çembere almak. Çevrelemek. Devretmek. Sarmak. Kuşatmak. Etrafını kuşatmak. Çevresini sarmak. Çevirmek. Dolamak.

Encircled : Sarılmış. Çevrili. Kuşatılmış. Etrafı çevrilmiş.

Encircled by : İle çevrili. İle kuşatılmış.

Encircles : Çevirmek. Etrafını sarmak. Etrafını çevirmek. Kuşatmak. Kucaklamak. Çevresini sarmak. Devretmek. Dolamak. Etrafını kuşatmak. Sarmak.

İngilizce Encirclement Türkçe anlamı, Encirclement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Encirclement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blockading : Abluka altında tutmak. Abluka etmek. Kuşatma altına almak. Ablukaya almak. Abluka altına almak. Abluka. Blokaj. Kuşatmak.

Action : Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Amel. Kuvvet. Çarpışma. Başla. Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Devinim. Etki. Eylem. Oyuncunun sahne üzerindeki hareketler dizisi. oyunun temasını hareketlendiren gelişim. bir hareketin aksiyon olabilmesi için itici bir nedenden çıkması gerekir. olay dizisi. oyunun öyküsü. dış aksiyon : göze yönelen hareketler bütünü. iç aksiyon : düşünce ve duyguya yönelen davranışlar ve ilişkiler bütünü. eylem.

 

Circumscription : Daire içine alma. Mıntıka. Sınır. Çevresine çizgi çizme. Çevreleme. Etrafını çizme. Sınırlama. Tahdit. Bölge.

Circumscriptions : Çevreleyen yazı (para, mühür). Tahdit. Sınır. Daire içine alma. Etrafını çizme. Çevreleme. Bölge. Sınırlama. Mıntıka.

Besieging : Kuşatmak. Yağmuruna tutmak (argo terim). Sıkıştırmak.

Blocade : Bir ülkenin dışarı ile olan her tür ilişkisini kuşatarak ve zor kullanarak kesme. Ekonomik abluka.

Besetting : Tehditkar. Sürekli tehdit eden. Yakayı bırakmayan. Yakasını bırakmayan. Sürekli rahatsız eden. Rahatsız edici.

Military action : Askeri harekat. Askeri hareket.

Enclosure : Çevrilmiş yer. Çitli yer. Eklenmiş belge. Kapsam. Hayvanları hapseden çitli alan. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çevirme. Kutu. İlişikte gönderilen şey.

Encirclement synonyms : naval blockade, encirclements, blockade, military blockade, encapsulation, siege, beleaguering, encircling, blockades, besiegement, encapsulations, enclosures.