Enet nedir, Enet ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İğdiş edilmiş hayvan.

Kayık ve gemilerin denize indikleri eğik yer.

Enginde akan suya ve pınara gidebilmek için açılan yol.

Kara sığır gerdanı.

İnat.

Enet anlamı, kısaca tanımı

Enetlemek : Nişan almak, vurmak için doğrultmak: Tüfeği enetledi de vuramadı

Enetme : Çobanların omuzlarına attıkları kolsuz aba. (Beyceğiz Fatsa Ordu).

Enetmek : Hayvanları iğdiş ettirmek.

Gidebilmek : Gitme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Gidebilme : Gidebilmek işi.

Gerdan : Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü. Şişmanlarda çenenin altındaki tombulluk. Kesim hayvanlarında boyun.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

İndik : Tavuk, kuş ve benzerleri hayvanların gagası.

Kayık : Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne. Bir yana kaymış.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Pınar : Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak. Bu suyun çıktığı yer, kaynak, memba. Çeşme.

 

Engin : Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi. Yüksekte olmayan, alçak (yer), ingin, münhat. Değer ve fiyatı düşük olan. Açık deniz.

İğdiş : Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at).

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Engi : Nezle. Bademcik iltihabı. Sancı, ağrı. Felç. O (kişi adılı). İşte, yanındaki, çevresindeki. Çene. Çocuk. Ateşli hastalıkta gelen bunalma, nöbet. hlk. Su sakağısı.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Eğik : Eğilmiş olan, dik ya da düz olmayan. Dik veya paralel olmayan doğru. Bükülmüş. Yatay bir çizgi veya düzlemle açı oluşturacak biçimde olan, yalman, mail, şev.

Diğer dillerde Enerjisi azaltılmış gıda anlamı nedir?

İngilizce'de Enerjisi azaltılmış gıda ne demek ? : reduced energy food