Enframe türkçesi Enframe nedir

Enframe ingilizcede ne demek, Enframe nerede nasıl kullanılır?

Enframed : Çerçevelenmiş. Çerçeve içine konulmuş. Çerçevelemek.

Enframes : Çerçevelemek.

Enframing : Çerçeveleme. Çerçeve içine koyma. Çerçevelemek.

Enfranchise : Ayrıcalık tanımak. Oy hakkı vermek. Serbest bırakmak. Sorumluluktan kurtarmak. Azat etmek. Oy kullanma hakkı vermek. Kabul etmek (üyeliğe vb.). Hak tanımak. Üyeliğe vb kabul etmek. Politik haklarını vermek.

Enfranchise slaves : Özgür köleler.

Disenfranchisements : Haklarından mahrum etme. Hakkını kullandırtmama.

Enfranchising : Azat etme. Serbest bırakmak. Oy kullanma hakkı tanıma. Vatandaşlığa kabul etme. Kabul etmek (üyeliğe vb.). Salıverme. Azat etmek. Ayrıcalık tanıma. Serbest bırakma. Oy hakkı vermek.

Disenfranchise : Mahrum etmek. Haklarından mahrum etmek. Oy hakkını kullandırtmamak.

Disenfranchised : Haklarından mahrum edilmiş. Oy hakkını kullandırtmamak. Haklarından mahrum etmek. Haklarını kaybetmiş.

Enfranchisements : Vatandaşlığa kabul etme. Oy verme hakkı. Hak tanıma. Oy hakkı verme. Serbest bırakma. Azat. Vatandaşlık haklarının tanınması. Azatlık. Vatandaşlık hakkı verme.

İngilizce Enframe Türkçe anlamı, Enframe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enframe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Confine : Kısıtlamak. Toplamak. Loğusa olmak. Tutmak. Hapsetmek. Sınırlamak. Sınırlandırmak. Tahdit etmek. Kapatmak. Kapamak.

Chase : Oluk. Kovmak. Takip. Kovalama. İzlemek. Kovalamak. Avlamak. Koşuşturmak. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve. Takip etmek.

Bordering : Demeye gelmek. Sınırlayan. Benzer olmak. Sınır koymak. Sınırdaş. Kenar geçirmesi. Bitişik olmak. Sınır komşusu olmak. Kıyısı olan.

Mount : Binmek (at veya bisiklet vb). Binmek. Takmak. Montaj etmek. Çoğalmak. Oturtmak. Montaj yapmak. Asmak. Üzerine yerleştirmek. Bindirmek.

Spectacles : Gözlük.

Eyeglasses : Gözlük.

Mounts : Takma. Monte etmek. Oturtmak. Üzerine çıkmak. Binmek. Bindirmek. Çıkmak. Üzerine yerleştirmek. Düzenlemek.

Frame : Düzenlemek. Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet. Komplo kurmak. Saydam resim çerçevesi. Bir saydam resmin zedelenmesini önlemek ve saydam resim göstericisinde kolaylıkla kullanılmasını sağlamak amacıyla, ortasına yerleştirildiği mukavva ya da yoğruktan çerçeve. Belirtmek. (çalışmaları, ilişkileri, faaliyetleri) bir çerçeveye oturtmak. Ayarlamak. Vücut biçimi. Grandi çubuğu.

Enframed : Çerçevelenmiş. Çerçeve içine konulmuş.

Enframing : Çerçeveleme. Çerçeve içine koyma.

Enframe synonyms : inlay, inlaying, inlays, specs, glasses, border, hold in, enclose, enframes, framework.

Enframe zıt anlamlı kelimeler, Enframe kelime anlamı

Better : Islah etmek. Yakşırak. Daha yakşı. İyisimi. İlerletmek. Daha iyi. Düzeltmek. Geçmek. İyileşmek. Daha iyi bir hale gelmek.

 

Top : Üstünden geçmek. Tavan. -den iyisini yapmak. Kapamak. Üst. Üst kısmını koparmak (bitkinin). Alt etmek. Üstünü kapamak. Geçmek. Üstünden geçmek (bir yerin).

Bottom : Bir temel üzerine yerleştirmek. Dibe ulaşmak. Dip koymak. Dipteki. Dibe dokunmak. Temeline inmek. Alttaki. Dip. Alt. Kurmak.

Enframe ingilizce tanımı, definition of Enframe

Enframe kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To inclose, as in a frame.