Ensures türkçesi Ensures nedir

Ensures ingilizcede ne demek, Ensures nerede nasıl kullanılır?

Censures : Kınamak. Kınama. Tenkit etmek. Sertçe eleştirmek. Azar. Eleştirmek. Tektir etmek. Tekdir. Cezalandırmak. Suçlamak.

Ensure harmony : Bağdaştırmak.

Ensure oneself against : - durumunda (tehlike, vb.) kendini korumak. Kendini -'a (tehlike, felaket, vb.) karşı korumak. - olması halinde (tehlike, vb.) kendini güvenceye almak.

Ensure safety : Emniyeti sağlamak.

Ensure : Olmasını kesinleştirmek. Emniyete almak. Sağlama almak. Korumak. Sigorta etmek. Sağlamak. Kesinleştirmek. Hüküm altına almak. Garantilemek. Emin olmak.

Ensured : Sağlanmış. Sağlamak. Emniyete alınmış. Temin edilmiş. Sağlama almak. Sigorta edilmiş. Garantiye almak. Sigorta etmek. Garanti edilmiş.

Censureless : Kusursuz. Ayıpsız.

Licensure : Lisanslama. Lisans verme.

Ensurers : Sağlayan. Sigorta eden. Temin eden. Emniyete alan. Garanti eden.

Censure motion : Güvensizlik oyu. Gensoru önergesi.

İngilizce Ensures Türkçe anlamı, Ensures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ensures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Carry : Onaylamak. Üzerinde bulundurmak. Elde etmek. Sevketmek. Bulundurmak. Bulaştırmak. Menzili olmak. Nakletmek. Desteklemek. Taşıyıcılık yapmak.

Seal : Karara bağlamak. Fok. Belirlemek (yazgı). Damga. Temhir etmek. Kaşe. Mühürlemek. Conta. Kapatmak.

Conserves : Şeker ile saklanan meyve. Koruma altında tutmak. Muhafaza etmek. Konserve. Konservesini yapmak. Konserve yapmak. Reçel.

Guarantee : Senet vermek. Güvence vermek. Güvence. Söz vermek. Kefil olmak. Garanti. Aval. Teminat vermek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Convoy : Eşlik. Konvoy. Birlikte gitmek. Refakat etmek. Yol arkadaşlığı. Eşlik etmek. Yoldaşlık etmek. Katar. Kafile.

Conserve : Konservesini yapmak. Koruma altında tutmak. Muhafaza etmek. Reçel. Konserve. Konserve yapmak.

Firm up : Sabit kılmak. Yerleşmek. Sağlama bağlamak. Egzersiz yolu ile güçlendirmek veya şekillendirmek (ör. bir kas veya vücudun bir parçası). Sertleştirmek. Sağlamlaştırmak. Katılaştırmak. Pekiştirmek. Aydınlatmak.

Concretize : Belirginleştirmek. Somutlaştırmak. Somutlaşmak.

Allow : Fikrinde olmak. Ayırmak. İmkan vermek. Vermek. İtiraf etmek. Bırakmak. Saymak. Hesaba katmak. Düşünmek.

Vouch : Yeminle temin etmek. Onaylamak. Doğrulamak. Garanti etmek. Belgelerdeki bilgileri kontrol etmek. Atıfta bulunmak. Tekeffül etmek. Kefil olmak. Tanıklık etmek.

Ensures synonyms : see to it, be sure of, underwrite, mark off, accommodate somebody with, made certain, cocooned, be a father to, administer, control, certifying, ensured, guaranteeing, ascertain, bring through, be sure, tick off, mark, convoyed, entrench, check on, battened, guarantees, conserved, determine, proofread, underwrites, assure, nail down, cover, watch, administers, battening.

Ensures zıt anlamlı kelimeler, Ensures kelime anlamı

Break : Açıklık. Açmak. Kırılmak. Şafak vakti. Kontrol etmek. Şans. Kesme. Dalmak. Ara vermek. Tutmamak.