Excepted türkçesi Excepted nedir
Excepted ingilizcede ne demek, Excepted nerede nasıl kullanılır?
Error and omisssion excepted : Yanlış ve unutma dışı. İlgililerince çıkarılan aylık ve yıllık sayışımlarda yanlış ve unutulmalardan doğabilecek sonuçları daha sonra gerçek değerlerine ulaştırabilme amacıyla sözü edilen sayışım çizelgelerinde yazılan ve tekrarlanan bir deyim.
Errors and omissions excepted : Hata ve noksan hariç. Hata ve noksanlar hariç. Beklenen hata ve ihmaller. Eğer bir hata varsa hata düzeltilebilir.
Present company excepted : Sözüm meclisten dışarı. Söz meclisten dışarı. Buradakileri tenzih ediyorum.
Except for the fact that : Bir yana. … bir yana.
Except that : Fakat. Bir yana. … bir yana. Haricinde. Dışında.
Exception dispatcher : Kural dışı dağıtıcısı. Kural dışı işlemci zamanlayıcısı.
Exceptinos of subsistance : Geçimlik bağışıklığı. Kendilerine yardım yapılmadığında yaşamları zorlaşacak olanlara verilmekte olan geçimlik ödentilerinin her tür kesintilerden bağışık olması.
Automatic except tables : Tablolar hariç otomatik.
Exception handling : Kural dışı durum işleme. Olağandışı durum işleme. Kural dışılık işleme.
No admit except on business : İşi olmayan giremez.
İngilizce Excepted Türkçe anlamı, Excepted eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Excepted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abstract : Özetlemek. Özet çıkarmak. Aşırmak. Çalmak. Damıtmak (biyoloji terimi). Belirsiz. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Soyutlama yapmak. Almak.
Dispense : Hazırlamak (ilaç vb). Dağıtmak. Vazgeçmek. (ilaç veya reçete) hazırlamak. Tevzi etmek. Bağışlamak. İlaç hazırlamak. İlaç yapıp vermek. Başarmak.
Antagonise : Husumete sebep olmak. Düşmanlığa sebep olmak. Karşı koymak. Düşman etmek. Aleyhine çevirmek. Kızdırmak. Kışkırtmak. Husumeti tahrik etmek. Önlemek (ayrıca antagonize).
Excluded : İçeri almamak. Dışlanma. Dahil değil. Kovmak. Çıkarmak. Seçim dışı bırakılmış. Dahil etmemek. Dışlamak.
Leave out : Atlamak. Dahil etmemek. Üzerinde durmamak. Eklemeyi unutmak. İhmal etmek. Çıkarmak. Geçmek. Unutmak.
Allowing : Bırakmak. İndirim yapmak. İmkan vermek. İzin verilen. Koyvermek. Düşünmek. Kabul etmek. Fikrinde olmak. İtiraf etmek. İzin vermek.
Overgrow : Kartlaşmak. Birbirini örtecek derecede büyümek (bitkiler). Çabuk büyümek. Çok büyümek. Küçük gelmek. Sarmak. Kaplamak. Sığmamak. Fazla büyümek.
Allocates : Paylaştırmak. Bölüştürmek.
Especial : Mahsus. Baş. Müstesna. Ayrı. Özel. Göze çarpan. Hususi. Önemli.
Contest : Yarışma. Çekişmek. Rekabet etmek. Karşı koymak. İnkar. Yarışmak. Münakaşa. Doğruluğu hakkında tartışmak. İtiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmak.
Excepted synonyms : hoped for, antagonize, but, antagonizes, allotting, contests, antagonises, deviational, challenge, dispensing, argue against, exempts, bating, come out against, be dead against, allow, excepts, antagonizing, transcend, antagonising, due, expectable, unsurprising, barring, dispensed, exempt, excludes, arguing, contesting, allocate to, allows, excluding, contested.
Excepted zıt anlamlı kelimeler, Excepted kelime anlamı
Unexpected : Beklenmedik. Beklenmeyen. Ummadık. Ümit edilmeyen. Beklenilmedik. Davetsiz. Beklenmez. Beklenilmeyen. Umulmadık.
Surprising : Şaşırtıcı. Sürpriz. Şaşılası. Hayrete düşüren. Hayret verici.
Unexcited : Heyecansız.
Excepted antonyms : unagitated.

Bu kısımda Excepted kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Excepted ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Excepted anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Excepted ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.