Faaliyet dışı gelirler nedir, Faaliyet dışı gelirler ne demek

Faaliyet dışı gelirler; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

İşletmenin ana çalışma alanı ile ilgili olmayan, faiz geliri ya da duran varlıkların satışı gibi diğer alanlardan elde ettiği gelirler. karşılığı faaliyet gelirleri.

Faaliyet dışı gelirler anlamı, kısaca tanımı

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı

Faal : Çok çalışan, çalışkan, canlı, hareketli, aktif. Çalışır durumda olan. Etkin.

Faaliyet : Canlılık, hareket. Çalışma. İşler durumda olma, etkinlik.

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Faaliyet gelirleri : İşletmenin ana çalışma alanına ilişkin satışlarından elde ettiği gelir. karşılığı faaliyet dışı gelirler.

Çalışma alanı : Bir işlem sırasında, veri öğelerinin, üzerinde çalışılmak üzere geçici olarak saklandığı bellek alanı.

Varlıklar : Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.

 

İşletmen : Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

İşletme : İşletmek işi. İş yeri. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

Duran : Topraktan yapılmış yayık. Dağ yolu. Yaşayan, varlığını sürdüren. Kalan. Dingin, sakin, huzurlu. Kastamonu kenti, Çatalzeytin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Çalış : Çalma işi.

Varlı : Varlıklı. [Bakınız: varlu]. Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Faaliyet dışı gelirler anlamı nedir?

İngilizce'de Faaliyet dışı gelirler ne demek ? : non-operating incomes