Farmakodinami nedir, Farmakodinami ne demek

Farmakodinami; bir tıp terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • İlaçların organizma üzerindeki etkisini inceleyen ilaç bilimi dalı

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Deney hayvanları ve insanlarda ilaçların fizyolojik, biyokimyasal ve patolojik olaylar üzerindeki etkilerini inceleyen farmakoloji alt dalı.

İngilizce'de Farmakodinami ne demek? Farmakodinami ingilizcesi nedir?:

pharmacodynamic

Farmakodinami hakkında bilgiler

Farmakodinamik veya farmakodinami, farmakoloji biliminin ilaçların vücutta yaptıkları etkileri inceleyen alt dalıdır.

İlacın vücutta bir etki gösterebilmesi için ilacın vücuda herhangi bir yolla uygulanmış olması gerekir. Uygulanmasının ardından ilaç, farmakokinetik süreçler içinde kan dolaşımı ile etki göstereceği dokuya taşınır. Kapiller (kılcal) damardan dokuya çıkan ilaç, hedef hücrelerinde hücre membranı (zarı) veya hücre içinde bulunan reseptörlerine bağlanarak etkisini gösterir. İlacın ortaya çıkan bu etkisinin büyüklüğü ilacın o dokuda bulunan miktarına bağlıdır. Dokudaki ilaç konsantrasyonu ilacın reseptörler üzerindeki etkisini belirler. Dolayısıyla ilaç konsantrasyonunun artması etkisini artırır. Bu da alınan ilaç miktarına (doz) bağlıdır. İlacın dozu veya konsantrasyonu arttıkça oluşturduğu etki de artar. Ancak belirli bir düzeyden sonra ilaç konsantrasyonu arttığı halde etki daha fazla artmaz. Artık ilacın etkisini gösterebileceği boşta kalan reseptör yoktur, yani tüm reseptörler ilaç molekülleri tarafından etkilenmektedir. Dolayısıyla da ilacın dozunun veya konsantrasyonunun artırılmasına rağmen artık daha fazla biyolojik yanıt oluşturamaz olur. İnsanda kullanılan ilaçlar genellikle bu kadar yüksek dozda verilmez. İlacın dozu belirlenirken toplumun genelinde bakılarak, toplumun % 50'sinde etki oluşturan dozu (medyan etkin doz - ED50) dikkate alınır. İlaç dozu yerine, ilacın etkisini gösterdiği dokudaki konsantrasyonuna bakılarak da medyan etkin konsantrasyon (EC50) hesaplanır.

 

Farmakodinami anlamı, kısaca tanımı:

İlaç : Çare, önlem. Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

İnce : İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Zayıf. Ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Hafif, gücü az.

Bilim : Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.

 

Farmakodinamik : Farmakodinami ile ilgili.

Organizma : Herhangi bir canlı varlık. Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet.

Farmakoloji : İlaç bilimi.

Vücut : İnsan veya hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Uygulanma : Uygulanmak işi.

Süreç : Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses.

Dolaşım : Dolaşma işi. Kan dolaşımı. Dolanım.

Farmakodinamik etkileşme : Bir ilacın diğerinin etkisini, etki yeri (almaç) veya çevresinde etkileşerek onunkine zıt veya aynı yönde bir etki oluşturması ile veya onunla kimyasal olarak birleşmesi sonucunda yapısını değiştirmesiyle meydana gelen, ilaçlar arası etkileşim türlerinin ortak adı.

Farmakodinamik tolerans : Hücresel tolerans.

Farmakodinamik zehirli etki : İşlevsel zehirli etki.