Fetches türkçesi Fetches nedir

Fetches ingilizcede ne demek, Fetches nerede nasıl kullanılır?

Fetched : Almak. Getirmek. Gidip almak. Atmak. Geçirmek. Cezbetmek. Çekmek.

Fetcher : Gidip getiren kimse veya şey.

Fetchers : Gidip getiren kimse veya şey.

Far fetched : Zoraki. Doğal olmayan.

Far fetched argument : Mantıksız suçlama. Zorlama delil. Zoraki argüman. İnanılmaz iddaa. Doğal olmayan kanıt. Asılsız argüman. Olağandışı iddaa.

Farfetched : Mecburi. İlgisiz. Alakasız. Gergin. Kasılmış. Zoraki. İnanılması zor. Uydurma. Gerçek payı çok az olan. Zorunlu.

Fetch : Alıp getirmek. Para getirmek. Belirli bir fiyata satılmak. Getirmek. Çekmek. Geçirmek. Almak. Para kazandırmak. Gidip almak.

Fetch up : Bitirmek. Boylamak. Gelip durmak. Yukarı çıkarmak. Son vermek. Geri dönmek. Kusmak.

Fetch and carry : Öteye beriye koşmak. Ufak tefek işleri görmek. Ayak işlerine koşmak. Birinin hizmetçisi gibi davranmak. Getir götür işleri yapmak.

Fetch a sigh : İç geçirmek. İç çekmek.

İngilizce Fetches Türkçe anlamı, Fetches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fetches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bring along : Yanında getirmek. Neden olmak. Sebep olmak. Beraberinde getirmek. Gelişmesini hızlandırmak.

Come up : Gündeme gelmek. Çıkagelmek. Yükselmek. Yaklaşmak. Londra'ya gelmek. Yükselmek (güneş). Çıkmak. Sokulmak. Tutulmak. Mahkemeye çıkmak.

Cashier : Vezneye giren ve çıkan paraların sayışımını, yazılımını yapan ve bunların sonucundan sorumlu tutulan kişi. Vezneci (bankada). Kasiyer. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Veznedar. Kovmak. Kasadar. Kasa.

Abided : Kurala uymak. Durmak. Baki kalmak. Katlanmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Beklemek. İkamet etmek. Tahammül etmek. Sadik kalmak.

Retrieve : Kurtarmak. Geri almak. Yeniden elde etmek. Düzeltmek. Erişmek. Avı bulup getirmek (köpek). Kavuşmak. Geri elde etmek. Yeniden kazanmak.

Bring in : Kazanmak. İşe almak. Hüküm vermek. Sunmak. İşe karıştırmak. Karakolda sorgulamaya çekmek. Kazandırmak. Suçluyu karakola getirmek. Kazanç getirmek.

Cashiered : (özellikle ordudan) ihraç etmek. Kasa. Vezneci (bankada). Kovmak. İşine son vermek. Kasadar. Veznedar. Kasiyer.

Cashiering : İşine son vermek. Kasadar. Kasiyer. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Kovmak. Veznedar. Vezneci (bankada). Kasa.

Cast aside : Bir kenara bırakmak. Başından savmak. Kenara atmak. Kurtulmak. Kenara koymak. Kenara itmek. İhmal etmek. Çevresinden uzaklaştırmak. Terketmek. Bir kenara atmak.

Fetch : Belirli bir fiyata satılmak.

Fetches synonyms : come, change owners, arrest, absorbs, attracts, appeal, admits, chuck away, allured, abide, get, abides, adduce, bashes, cast offs, carried, bring off, capture, bung, deal a blow, crossest, communicated, beguiles, borrows, brought, communicate, attach to, accepts, accite, catapult, bring forth, allure, cross.

 

Fetches zıt anlamlı kelimeler, Fetches kelime anlamı

Go : Söylenmek. Koyulmak. İş görmek. Gitmek. Olmak. Hareket etmek. Haline gelmek. Girmek. Gayret. Canlılık.

Take away : Paket yaptırıp götürmek. Uzaklaştırmak. Alıp götürmek. Dışarıya çıkarmak. Çekmek (desteği). Elinden almak (bir hakkı). Götürmek. Ortadan kaldırmak. Çalmak. Çıkarmak.

Fetches antonyms : uncarved.