Filter out türkçesi Filter out nedir

  • Arasından seçmek.
  • Filtrelemek.
  • Ayırıp kenara koymak.
  • Duyulmak.
  • Sızmak.
  • Topluca çıkmak (sinema vb.).
  • Süzmek.
  • Elekten geçirmek.

Filter out ingilizcede ne demek, Filter out nerede nasıl kullanılır?

Filter : Akışkan olan sıvı veya gazı süzmeye yarayan gözenekli madde, filtre. Filtre. Akışkan içindeki yabancı maddeleri ayıran süzgeç. Filtreden geçirmek. Süzek. Süzmek. Süzgeç. Filtreden süzmek. Ayırıp kenara koymak. Sokulmak.

Out : Dışarı çıkarmak. Çıkarmak. Yanmak. Meydana çıkmak. Ortaya çıkmak. Dışarı atmak. Dışarı. Kovmak. Nakavt etmek. Bayılmak.

Filter attenuation band : Süzgeç devre zayıflama bandı. Süzgecin zayıflatma bandı.

Filter bag : Filtre torbası.

Filter base : Filtre tabanı. Süzgeç tabanı.

Filter bed : Filtre havuzu. Sızdırmalı yatak. Tabanı kum kaplı tank. Filtre yatağı. Filtre tabaka. Süzücü tabaka. Tabanı kum veya ince çakıl kaplı depo.

İngilizce Filter out Türkçe anlamı, Filter out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filter out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Filtrate : Süzülmüş sıvı. Basınç farkından dolayı, bir zardan sızan sıvı ve erimiş maddeler, filtrat. Süzüntü. Süzgeçten geçen duru sıvı. Süzülmüş mayi. Filtreden geçirmek. Filtre etmek. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Süzülerek içindeki katıları ayrılmış duru sıvı.

 

Contemplating : Niyet etme. Tasarlamak. Tasarlayan. Düşünmek. Seyretmek. Niyet eden. Dalmak. Tasarlama. Niyet etmek.

Crept : Sokulmak. Sarılarak büyümek. Ürpermek. Emeklemek. Sürünerek ilerlemek. Sürünen. Sürünmek.

Effuses : Dışarı akıtmak. Akmak. Dökmek. Taşmak. Yayılmak. Taşırmak. Açılmak. Yaymak. Sızdırmak.

Screen out : Elemek. Uygunluğunu denetlemek. Ayırmak. Filtre etmek. Uygunluğunu kontrol etmek. Çıkarmak.

Effused : Dışarı akıtmak. Dökmek. Yayılmak. Sızdırmak. Açılmak. Dışarı akmış. Dışarı taşmış.

Fly about : (haber vb) yayılmak. Ortaya çıkmak. Öteye beriye uçmak. Her yöne uçmak. Uçmak. Uçuşmak.

Drains : Suyunu çekmek. Kurutmak. Süzülmek. Akmak. Boşaltmak. Pansuman yapmak. Yarayı temizlemek. Tüketmek. Suyu çekilmek.

Drain : Pissu, kirli su, yağış suları v.b. suları zararsız hale getirmek için dışarı akıtan boruların tümü. Yarayı temizlemek. Akaç. Tüketmek. Dren. Suyunu boşaltmak. Akaçlamak. Tahliye etmek.

Escape : Aklından çıkmak. Kaçış. Atlatmak. Kurtulmak. Firar. Aklına gelmemek. Gözünden kaçmak. Sızıntı yapmak. Kaçmak.

Filter out synonyms : decant, emanated, be heard, sifts, creep, separate out, oozes, boult, filter, transpire, effusing, be felt, contemplated, clarifies, exuded, oozed, bolt, clarifying, sift through, filtrated, bolted, filtrates, transpired, sift, contemplates, distill, get out, distills, transpires, escapes, contemplate, all pervading, emanating.